Ebu cehil devrinin,
eylül uzantısında dokuz tekbir kuşandık,
hubeyb’lerin ardından bilmezdik eskiden şehirlerin ortasında zindanlar olduğunu bilmezdik güneşlerin ölümlere doğduğunu kanlandı her şafak,
kan ağladı yüreğimiz ve kimimiz yirmi,
kimimiz otuz kimimiz müebbete boğulduk kimimiz seherlerde ölümlere sunulduk ebu cehil devrinin,
eylül uzantısında dokuz tekbir kuşandık,
hubeyb’lerin ardından
“rüyalarım bile dokuz bölüm Her bölümde bir sehpa dokuz şafak,
dokuz ölüm
isterse yeniden doğsun hüzün yüklü eylüller geri gelsin mezarlardan o dirilmiş ölüler yine de öfkemde sınır yok beynimde kan Bir hasret,
bir özlem bir sevgiydi urganlara takılan Dokuz tekbir,
kan kırmızı şafak yemin ettik dokuzların üstüne kıyamda kısas bizim olacak böyle bilinmeli,
dünya bilmeli Kısasta mücrim
ebu cehil devrinin,
eylül uzantısında dokuz tekbir kuşandık,
hubeyb’lerin ardından
Bu eser Dokuz Şafak ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.