Gula Rozin
| Eser | Gula Rozin |
| Söyleyen | Yusuf Can |
| Kategori | İlahi |
| İstatistik | 4,053 Görüntülenme |
| Etiketler | #Yusuf Can#ilahi#Gula Rozin |
Gula Rozin İlahi Hakkında
Gula Rozin başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine,
varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak,
okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.
Eserin söyleyeni/sanatçısı Yusuf Can olarak kayıtlıdır.
Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Arşiv Bilgisi
Gula Rozin, İlahi arşivinde
eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.
Dinleme ve Söz
Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir
ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.
Keşif Önerisi
Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı
bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.
Göçmen kuşlar konmuş kırık pencereme kanatlarında ay ışığı,
Müzdelife ve yavru yılan derisi bebek hıçkırıkları duyuyorum dere kenarlarında kiraz dalında bahar çiçekleri sanki gülüşlerinin her bir tanesi lapa lapa kar yağıyor,
bak kar örtüyor anne dudaklı ninnileri görünmez oluyor beyaz kelebekler üşüyor sevgiye dair tüm sözcükler ölünce beni de beyazlar içinde gömün kefenim olsun gúla rozín,
kefenim yıllar önce giydiğin beyaz gelinlik.
Yaşamak bir şiir,
yeni anladım mısraları bünyanun mersus,
sarı yapraklar ve buz mavisi dağların bir yamacı muhacir çeşmesi zozan,
yeşil örtüsü çoban kızının bir yamacı güneş vuran göğsüm bir kez bile değmeyen gölgesi saçlarının içimde kaval sesi var kuzular meletiyorum mezarlıklarda ben ölünce sen kapat cansız ağzımı,
gúla rozín soğuk dudaklarımda gezdir,
çoban kızı yüzüksüz parmaklarını.
Dört tane duvar ve huzurlu bir sabah kahvaltısı anladım ki buymuş dünyada en büyük zenginlik üşüyorum sokaklar çok soğuk,
gúla rozín yıldızların sayısını bile ezberledim saya saya neden her gece aynı şeyler giriyor rüyalarıma bir evladın yüreğine gömdüğü hüzün küçük bir kız çocuğunun kıvrım kıvrım saçları her okşadığımda bir daha yarılır kızıldeniz orta yerinden her öptüğümde bir damla su düşer ateşine İbrahim’in her kokladığımda bir güvercin yuva yapar Sevr mağarasına ve her uyandığımda yeniden korku yeniden çığlık bir mukaddime de ben yazarım kendi Endülüs’ümde bir danişment de ben olurum dergâhız ve yurtsuz bir Hasan Sabbah da ben büyütürüm gizli gizli içimde.
Beyaz bir çiğdem üşüyor yangınlar ortasında kardelenler açmış bir annenin kucağında yağmur,
her zamanki gibi hüzün ve ayrılık acı çekiyor gökyüzü,
yıldırımdan biliyorum dúáya kalkıyor dalları ağaçların alnında secde izi var mavi kır çiçeklerinin wennecmu weşşeceru yescuden ölünce beni de bir ağacın gölgesine gömün bırakın,
hiç olmazsa mezarımda huzur içinde yatayım sen sakın gözyaşı dökme,
çoban kızı bir damla su yıkasın günahlarımı.
Düğün alayı kurulmuş eteklerinde dağların yaylalar şenlenir eğlenir kalabalıklar en güzel kıyafetlerini giymiş kadınlar ve çocuklar düğündür bu,
süslenir atlar çalar davullar düğündür,
halaylar çekilir delilo delilo seyrané düğündür,
türküler söylenir delalé lorke düğündür,
göğe yükselir zılgıtlar tililililili düğündür,
kesilir kurbanlar deh deh deh düğündür,
yemekler pişer kazanda tey tey tey ve gelin,
aşiretin en taze kurbanı gelin,
gúlperí baxça gúlistané gelin,
tríya nava rézé gelin,
kınalı ellerinde ayrılığın çizgileri gelin,
yitik ülkenin kayıp yaşamı gelin,
duvağında günbatımının utancı gelin,
gülteninde yere düşen bir yaprak gelin,
çeyizinde adını arayan bir coğrafya kaç tane ırmak aksın suskun gözlerinden,
bilmem ki kaç tane şiir yeşile çalsın gelin gelin,
kaç tane asiye emzirsin bebelerini
BU GÜZEL İLAHİYİ SEVDİKLERİNİZLE PAYLAŞIN
Bunlar da İlginizi Çekebilir