Ağladıkça Yeşile Çalar Gözlerin

Eser Ağladıkça Yeşile Çalar Gözlerin
Söyleyen Yusuf Can
Kategori İlahi
İstatistik 4,667 Görüntülenme
Etiketler #Yusuf Can#ilahi#Ağladıkça Yeşile Çalar Gözlerin
Bir şiir yazdım gül yapraklarına şiir reçeli yiyesin diye bir türkü çağırdım göçmen kuşların ardından sanırsın ki saçları okşayan rüzgâr sanırsın ki Kapuzbaşı’nda su sesi sanırsın ki ayağında halhal Berivan’ların Hıdır Nebi yaylasında mendil sallar içimdeki çocuk ben yemenileri rüzgâra karışır Lazca konuşan kadınların kol kola girip süreriz bulutları güneyine ülkemin bembeyaz olup düşerler tarlalarına Çukurova’nın toplarız düşen bulutları pamuk tarlalarında nasırlı ellerimizle Urfa’dan gelen ırgatlarla birlikte benim güneşim her zaman güzeldir
Kaniya Reş’ten Karlıova’dan doğar ve Side’de Athena Tapınağı’nın arkasında batar benim güneşim ağladıkça yeşile çalar gözlerin yeşile çalar
Amik ovası yeşile çalar
Nazilli yeşile Seddülbahir,
Kekova ve Aspendos daha bir gür akar Gediz sen ağladıkça daha bir durudur Kurşunlu ve daha bir yüksekten dökülür Tortum.
Emzirmesi biten bir bebeğin ağzının iki yanından süzülen anne sütü gibi akıyor Dicle ve Fırat çocukların iki memesi arasında büyüyor ve özgürleşiyor yitik ülkem Gülistan ana kucağı gibi sıcaktır Ğarzan ovası ve bir babanın merhametini saklar bağrında Serhat ağladıkça yeşile çalar gözlerin yeşile çalar
Zigana geçidi yeşile çalar
Eleşkirt yeşile Beytüşşebap,
Erbaa ve Şebinkarahisar daha bir asildir
Kızılırmak sen ağladıkça daha bir ulaşılmaz kılınır Erciyes ve Ninova’ya daha bir yakın durur Hattuşaş.
Gecenin çıplak ayaklarıdır takip eder kapanmamış iki göz ay ışığı saçlarında yakamoz gözlerinde Muhammed’e salavat getirerek açar bütün güller
REKLAM
REKLAM ALANI

Isparta’da ve kıyıya her vuruşunda tekbir getirir dalgaları Karadeniz’in bir daha yemin edilir üzerine incirin zeytinin ağladıkça daha bir Nusaybin kokuludur şairleri yurdumun daha bir buğday renklidir saçları çocukların ağladıkça yeşile çalar gözlerin ağladıkça daha bir Kadifekale’dir her tarafı memleketimin daha bir Halkalı’dır tüm başkentleri Ortadoğu’nun ağladıkça yeşile çalar gözlerin yeşile çalar sayfaları Nech’ul- Belağa’nın yeşile çalar
Şerefname yeşile Mukaddime,
Mesnevî ve Risale-i Nûr ağladıkça daha bir Elif’tir kadınları ülkemin daha bir kara sevdalıdır doğurdukları oğullar ve daha bir Sarıkamış’tır alın yazıları.
Bir uçurumdur gözlerin Düden gölgesinde soğuk bir mağara sanki bir ırmaktır sana sevdalanmak bir ırmak,
Fırat gibi mavi Manavgat gibi yeşil Çoruh gibi sarı Borçka gibi beyaz ve Zilan gibi kırmızı ağladıkça yeşile çalar gözlerin ağladıkça daha çok su ister Obruk bir ok fırlatılır Haymana’dan ve filiz verir Yukarı Fırat’ta kâh Mevlana olur “gel” der kâh Yunus olur sarı dizeler döker Porsuk çayına kâh Ahmed-i Hani olur Zap ile sular Doğubeyazıt’ı kâh Fâkih-i Teyran olur zembil satar Silvan önlerinde ağladıkça yeşile çalar gözlerin ağladıkça daha bir 1925’tir zaman ağladıkça daha 65,
daha bir 79 ağladıkça yeşile çalar gözlerin ağladıkça yeşile.
Bu eser Ağladıkça Yeşile Çalar Gözlerin ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 9 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)