Hz.Mevlâna’nın,
Vefatından bir hafta öncesi,
Acı acı bağırmaya başlar kedisi,
“Ya Mevlâna’m,ne oldu bu kediye ,
Acı içinde feryat figan bağırıyor ne diye” “İnsanlardan
önce hayvanlar,
Bizim öleceğimizi anlar,
Sen gidersen
Mevlâna’m Beni kim yedirecek,
Kim içirecek,
Miyavlayıp ağlıyor,
Benim gideceğimi biliyor,
Onun için ağlıyor.
Elim yakanızda olur,
Benim kedimi aç bırakmayın,
ne olur! Bak böyle seslenerek,
Mevlâna’m,
Mevlâna’m diye ağlıyor..” Bedreddin Hz.leri al şu parayı,
Taze ekmek getir buraya.
Kahvaltı saati geçti ama dedim,
Bu ekmeği ne yapacak diye düşündüm.
Hz.Mevlâna’yı gizli izledim,
Kedisinin yanıbaşına vardı,
Güldür güldür konuşuyorlardı,
Bölüp bölüp taze ekmeği verdi Bir ekmeği kedisi yiyerek bitirdi.
“Ben gideceğim ahirete,
Çok tembihledim seni Bedreddin’e,
İnşAllah seni,
doyuracaklar.
Üzülme ağlama böyle,
İçim üzülüyor,
kalbim acıyor,
Sana da yavrularına da bakacaklar,
Sizi aç koymayacaklar.” Mevlâna’m eliyle besledi Taze ekmekle kedisini,
Maviş gözleriyle,
Bakışırlar
Mevlâna’yla üzüntüyle.
Kedisi kafasını yere koyar,
İçin için gözleri ağlar,
Rızık değil endişem candaş,
Benim derdim ne yemek,
ne de aş,
Senden ayrı düşmek bana koyar,
Çok üzüleceğim der gibi bakar.
“Bu Allah’ın emridir
Rabbime kavuşacağım an bellidir,
Arada ben sana görünürüm,
Seni sever,
yemekte veriririm.” Kedisi bu söze çok sevindi,
Kedi deyip geçmeyelim,
Onlar Allah’ın dilsiz kulları,
Anlayan gerek bizlere Hz.
Mevlâna’m gibi halleri.
Hz.Mevlâna’da,
yüzüne,
Hareketine yansıtır,
Yüreğindeki tüm güzellikleri,
Her şeye değer verir,
çoktur şefkati.
Mevlana Hazretleri,
Merhamet sahibi Hayvanlara bile O gayet şefkatli Sokaktaki kediye,
köpeğe,
Bahçesinde ki çiçeğe,
Havada uçan kuşlara,
Müslim,
gayri müslim tüm düşkünlere.
Bazı insanlar
öfke için,
Bazı insanlar sevmek için.
Hz.Mevlâna da yaratılanı sever,
Yaratandan
ötürü,
Sevmek için yaşar ve yaşatır.
İnsanlara öğüt vermek istediğinde Yaratılan mahlukatla örnekler anlatır Bin bir yerde beyitlerde,ellibir çeşidi bulan Hayvanlarla hikayeler sunmuştu.
Bu bizlere fabl türünün,
Dünya da yüzyıllar
öncesinden oluşturulup aktarılan Eserlerinden oluşmakta.
Hz.Mevlâna’nın vefatının yedinci gününde,
Mevlâna’nın kızı Melike Hatun’da,
Babasının kabri yanına,
bir kedi defnetti.
Bu Mevlâna’nın çok sevdiği kedisiydi.
O’nun vefatından sonra çok üzülmüş,
Hiçbir vakitte yememiş ve içmemiş,
Sırlanan medrese hücresinden dışarı çıkmamış,
Ve yedinci günün sonunda,
Sultanına kavuşmak için,
Dünyadan el etek çekmişti.
Ey dost gel ! Heyben acıyla dolar da Nefes alamazsan gel! Huzur bulacağın kıyılarım senindir… Ne olursan ol yine gel! Umutların solar,
kurur da su bulamazsan,
Beraber sulayalım gözyaşlarım senindir.
Kanadın kırılırda maviye uçamazsan Ne güne duruyor al Kanatlarım senindir
Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan Kendime ettiğim dualarım senindir…
Bu eser Hz.Mevlana ve Kedisi ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.