Hz.Şems Konya Yollarında

Eser Hz.Şems Konya Yollarında
Söyleyen Sedat Özdemir
Kategori İlahi
İstatistik 4,756 Görüntülenme
Etiketler #Sedat Özdemir#ilahi#Hz.Şems Konya Yollarında
Hakikat yolcusu Şems-i Tebrizi,
Arayıp durur,
Hak olanı ve hakikata vasıl olanı,
Hak’ta benliği yok olanı,
Diyar diyar gezer,
benlik de hiç olanı.
Bizzat kendisine Allah Resulü,
Mânâ aleminde giydirdi hırkasını,
Eskimeyen,
çürümeyen,
dahi külhanlara satılmayan,
Bu hırka hakikat ve sohbet hırkası olan.
Öyle bir hakikat ve sohbet ki,
Zaman ve mekanın üzerinde,
Ne dünü,
ne bu günü,
ne de yarını olan,
Aşkın mekanla,
zamanla işi olmayanı.
İlm-ü Ledünü,
tasavvufu,
hakikatı,
marifetullahı kapsayanı.
Şemsi Tebrizi makam ve mertebe de durmayan,
Derin ve hakikat ehli olan,
Kendisini daha yüksek makamlara ulaştıracak,
Mürşid’in sohbetine girecek,
o şeyhi arıyordu.
Aradığı hakikat ve gönül eri için,
Uzun yolculuklar yapıyor.
Hanlarda,
kervansaraylarda kalıyor,
Tanındığı zaman da,
oradan ayrılıyordu Çoğu zamanını Şam da geçirir Hana iner odasına kapanır Daima riyazet yapar Bir somun ve bir testi suyla yaşardı Şems gençlik çağında ilmini Baba Kemal Cündi’nin yanında aldı Yanında ilim alanlardan bir arkadaşı Şiirle,
hocasına manevi hallerini bildirirdi Hocası merak eder Şemseddin’e; ”Sende hal hasıl olur mu? Şems der; “Daha fazla hasıl olur.” Lakin şiire kabiliyetim yoktur,
Ondan size bildiremem.”Der.
Hocası buyurur; “ Allah sana öyle dost verir ki ilerde Ne varsa marifet ve hakikat,
tasavvufla ilgili O zat söyler senin namına” Bildirdi o vakitte ona,
Celâleddini Rûmi’yi kerametle Erzurum’a kadar gelmişti,
Mektep hocalığı ile meşgul oluyordu,
Kısa sürede halk onu tanımış,
Tanındığı yerde durmaz
Şems,
oradan da uzaklaşmıştı Yaşı altmışa ulaşmış Siyah sakalına,
beyaz teller bezenmiş Sırtında keçeden bir cübbe,
elinde bir asası,
Başında kalpağa benzer bir külahı.
Kimselere yük olmaz,
bir şey talep etmez İşçilik yapar,
sırtında taş çeker Birkaç mangırla geçimini sağlar
Çokça da aç kalır,
nefsiyle alay ederdi Ey Konya Aradığını içinde barındıran şehir! Şems dualar,
niyazlar ediyor gecelerde; -“Allah’ım,
beni dostlarınla buluştur,
görüştür”diyor Yine bu hal üzere iken,
uyuya kaldı Rüyasında,
Anadolu’ya gitmesi ve Arzusunun yerine getirildiği söylendi Rüyasında buna karşılık kendisinin,
Ne bağışlayacağı soruldu.
Şems; – “Başımı!…” Diye cevap verdi,
Ve uyanınca Konya’ya doğru yola çıktı.
Şems bu hallerde Anadolu’yu geziyor,
Bir iki gün şehir ve kasabalarda kalıyor,
Yoluna böyle devam ederek,
Konya dolaylarına kadar gelmişti.
Şems meşakkatli yollardan sonra Uzaktan
REKLAM
REKLAM ALANI

Konya’yı gördü,
Ne ulu,
ne büyük şehirdi,
Minareleri görülüyor,
Heyecanının doruğunu yaşıyordu.
Etrafı kalın surlarla çevrili şehir,
Sularla dolu hendekleri olan,
On iki kapısından köprülerle girilen,
Şems büyük bir kapıdan
Konya’ya girerek,
Şekerciler hanına yerleşti.
Konya demek,
Mevlâna demek,
Mevlâna demek,
Konya demek,
İlim,
irfan,
velisi,
bilgini,
aşıkları,
alimi,
Selçuklu saltanatını,
sanatı ve sanatçıyı,
İçinde barındıran şehiri.
Gez dünyayı,
gör Konya’yı,
Konya,
gönül gözüyle görülür,
Tarihinden yüzyıllardır süzülüp gelen sesiyle,
Gel,
ne olursan ol,
yine gel diyen şehir! Dilsiz,
dudaksız sırlar söyler,
Sarıp sarmalar gelenleri,
Gönülleri fetheder,
aşıkları mest eder,
Kendisini,
gerçekten tanımak isteyenlere,
Bir daha bırakmazcasına kendisine bağlar.
Gönül gözü,
Konya demişti,
Çünkü,
içinde Mevlâna’yı barındırıyordu.
Mevlâna susayan gönüllerin,
Rahmet yağmuru,
manevi aşkın merkezi,
İyilik ve cömertlik deniziydi.
25 Kasım ikindi vakti Şems,
Hanın kapısında taşlığa oturdu,
Herkesler
Mevlâna,
Mevlâna diyerek ayağa kalkıyor,
Etrafta bir hareketlenme başlıyordu.
Uzaktan gördü Şems,
atına binmiş Mevlâna’yı,
Yıllar
önce Şam’da görmüştü,
Kısa siyah sakallı,
yanık buğday benizli,
maviş gözlü,
Mütebessim çehresi,
hoşuna gitti hali tavrı.
Şems yerinden kalktı,
Kalabalığı yara yara ilerledi,
Karşılaştıkları yerde,
Atının dizginlerinden tuttu.
Bakışlar buluştu,
gönüller konuştu,
Neler anlatıldı ilk bakışlarda,
Dili olmayan,
dudak oynatılmayan,
Yabancı değilsin,
ama kimsin sen söyle? Adeta,
iki deniz kavuştu,
Şekerciler
Hanının önünde,
Birbirlerini mana,
gönül gözüyle anlayan dostlar,
Hasret ve heyecanla kucaklaştı.
Bu eser Hz.Şems Konya Yollarında ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 5 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)