Son Ezan

Eser Son Ezan
Söyleyen Sedat Özdemir
Kategori İlahi
İstatistik 3,303 Görüntülenme
Etiketler #Sedat Özdemir#ilahi#Son Ezan
İlk iman eden sahabelerden,
Oldu Bilal-i Habeşi.
Hem köle,hem efendi,
Hem Efendimizin müezzini ! Uzun boylu,
zayıf ve kuru yüzlü,
Gür ve kır saçlı,
Teninin rengi siyahi kadife Kalbi bir o kadar ak ve pak Duru masum bakışlı Kalbi merhamet dolu O kadar çok hizmet etti ki sevdiğine,
Bir defasında peygamber müjdeledi; “Papuçlarının tıkırtısını cennette Önümde yürür gördüm bu gece.” Kâbe putlardan temizlendi,
Oku ezanı Bilal dendi,
Bilal okudu ezanı,
Tekbir nağmeleri yankılandı.
Peygamberine aşık Bilal,
Bir an olsun demez aman,
Vefat etti efendisi,
Medine’yi terk etti Bilal.
Hz.Ebu Bekir ısrarlı,
Kal burada sevdalı,
Eğer sen beni azat ettiysen,
Bırak gideyim,
Nefsin içinse beni yanında alıkoy! Gitti Şam dolaylarına Bilal,
İçinde sevgiliye özlem,burukluk,
Ayrılığın hasreti,
bitti eridi,
Dayanamadı kalmadı Medine’de Bilal.
Sefer düzenledi Hz.Ömer Suriye Filistin’e,
Karşılamaya çıktı Bilal Cabiye’de.
Kudüs yoluna düştüler,
Mescid-i Aksa da durdular.
Ezan okudu Bilal mescid de,
Dinledi tüm seferdeki sahabeler,
Sanki geçmiş geldi Rasûlullah oturdu önlerine,
Hüngür hüngür ağladı özler ve gözler.
Bir gece rüyasında Bilal,
Rasulullah’ı gördü,
Sitem ediyordu adeta,
“Bunca ayrılık yetmedi mi,
Hala kabrimi ziyarete gelmeyecek misin ?” Zavallı yüreği duracaktı,
Heyecan ve ter içinde uyandı ,
Hazırlığa başladı,dayanamadı hasrete Şafakta Medine yollarına düştü.
Medine ah Medine! İçinde yâri barındıran Medine,
Kokusu geliyor uzaktan,buram buram Yollar da,taşlar da topraklarda.
Biricik efendisine gidiyor Bilal,
Yaklaştıkça kalbi atıyor,
Kulakları uğulduyor,
Boğaz’ı düğümleniyor,
Issız çölleri yara yara ,
Yüreği yana yana Medine’ye ulaşıyor.
Onu gören Medine’liler,
İşte Bilal işte Bilal dediler,
Birbirlerine seslenip gösterdiler
REKLAM
REKLAM ALANI

Hz.Peygamberin müezzinine,
Selam verdiler.
O’nun gibi ezan okuyan,
Bu dünyaya gelmemişti Bilal hiç birini duymuyor,
Efendisine doğru gidiyor.
Ey Bilal,
gel Bilal,
yan Bilal,
Sana hasret kaldı Yâr! Açtı kucağını Peygamber,
“Gel Bana “diyor Bilal.
Kur’an dilinde okuyor,
Mıknatıs gibi kendine çekiyor,
Yüce makama giriyor,
Sevgilinin kabrinin yanında bayılıyor.
Zaman içinde zaman yaşadı,
Baygın kaldı epeyce kabrinde,
Başında bekleşir reyhanlar,
Hasan ve Hüseyin torunlar.
Saçlarını okşuyorlar,gül kokulu elleriyle Kendine geldi Bilal,
Dünyalar onun oldu.
Sarıldı kokladı Gül tomurcuklarını,
“Rasulullah gibi kokuyorsunuz” dedi.
Hz.Hasan ;”Dedem seni çok sever Hadi bize de O’nun hatırına,
Bir ezan okuyuver Güzel sesinden” der.
Ertesi sabah Bilâl-i Habeşî,
Son ezanını Mescid-i Nebevî’de okudu.
Yanık ve hasret dolu sesiyle; “Allahu Ekber! Allahu Ekber!” Bütün Medine halkı ayağa kalktı.
“Eşhedu en lâ ilâhe illallah! Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah deyince ; Kadın-erkek,
genç-ihtiyar,
çoluk-çocuk,
Hatta yataklarındaki hastalar bile,sokaklara döküldüler.
Mescid-i Nebevi’ye koştular.
Halk o kadar coştu ki,
Peygamber Efendimiz yaşıyor sandılar.
Ağlaşanlar,
bağrı yananlar
Toplaştılar sevgilinin mescidinde Gözler yaşlı,ağızlar dualı Hislerin coşkulu anı Özlenen ve özlemiyle yanan gönüller… En çokta ağlayan Hz Ömer’di.
Bilal’in bunları kaldıracak hali Dermanı kalmadı,
dizlerinin üzerine yığıldı Veda ederek onlardan ayrıldı.
Ah ezan son ezan Mescid-i Nebevi yankılanmıştı Yanık ve hasret dolu sesiyle Asırlardır okunur Bilal’ce ezan O günden beri dünyada,
Bilal-ı Habeşi Hz.leri de,
Artık başka ezan okumadı!…
Bu eser Son Ezan ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 9 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)