Ya ilahi,
sen bilirsin kulların ahvalini! Kudretinden halk edersin sen bütün efâlini Zulmedenler haddi aşmış sürdürür amalini Arz-ı İslâm oldu işgal sevk eder pâmâlini Günbegün mazlumların tahkir ederler halini.
Kan,
irin,
gözyaşlarından bir denizdir yeryüzü Saltanat kurmuş zulüm,
mazlumların yanmış özü Katl-i şeytan oldu kanun,
hapsolur hakkın sözü Vasf-ı insan yok kılınmış ism-i İslâm’dan gözü Kapkaranlık bir asırdır mazlumun yok gündüzü.
Sünnetindir; her devir mel’un birer tağut çıkar Kudretinden bir mücahit karşılar,
derken yıkar Her zaman ifsadçı vardır halk içinde sahtekâr Hiç zulüm olmazdı bunca yeryüzünde payidar Arzı doldurmuş da artık meyli göklerdir taşar.
Karışında durdu İbrahim Halil,
nemrutların Azdı fir’avn,
yıktı Musa,
çöktü taht tağutların Geldi Davut kırdı,
beyninden vurup calûtların Son Resul yıkmıştı küfrün,
hükm-ü cehlin putların Kesti ashab zulm-û küfrün,
hem bütün merdutların.
Nerde İbrahim Halil’in put kıran pak milleti Hem Muhammed Mustafa’nın nerde tevhid ümmeti Cümleten insanlığın iflahıdır hep sünneti Kurtuluş ancak bu yoldur hem de Hakk’ın himmeti Hem bu dünyadan saadet hem görürler cenneti.
Bu eser Zulüm ve Hasmı ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.