Hükmü var güneşi örten yüzlerin Yapışır soğukluk bir nasır gibi Murat’ın alnından
öpmekse seni Güneşi koynunda sakla sır gibi Yıldız için açıp korkma kardelen Kan rengi gölgeni yakma kardelen Geceler ayazlanır yaprak oynamaz
Senin dallarına kızıllık düşer Buzun terlediğine kimse inanmaz
Bilmezler içinde bir garip pişer Baharı yazlara ekle kardelen Beni zemheride bekle kardelen Bağların üstünde çığ gibi geçti Gördüğün bahçıvan hissizliğini Bülbülün dilini doğradın geçtin Seyrettim güllenin sessizliğini Sen olsa feryadım dinmez kardelen Bunu yaşamayan bilmez kardelen Kıskanır kökünü bir gün sökerler
Muhabbetten öte bir hasret kalır Güneşin üstüne toprak dökerler
Kan süzer kâinat ruhlar
ıslanır Yüreğin dalında kaldı kardelen İçimi bir korku aldı kardelen Ben Anadoluyum sen toprak yüzlüm Erenler kokuna aşına senin Bir gün ayırmaya gelirse ölüm Kendimi bağlarım naşına seni Ayrılıktır ölüm asıl kardelen Ben nasıl yaşarım nasıl kardelen Sen olsa feryadım dinmez kardelen Bunu yaşamayan bilmez kardelen Bilmez kardelen Bilmez kardelen
Bu eser Kardelen(Şehidin Destanı) ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.