Rica edip yalvarıyoruz Allaha,
Ahirette bize yaptırma cefa ,
Kıl şefaat Yâ Muhammed Mustafa.
Kıyamette görünür bu eserin,
Livâ’ül Hamdin var gölgesi serin,
Pek çok soğuk hem tatlıdır kevserin,
İçir bundan
Yâ Muhammed Mustafa.
Bu mucizatı açık herkes gördü,
Hurma dikti ol saat meyve verdi,
Lokum gibi meyvesi hemen erdi,
Dakikada Yâ Muhammed Mustafa,
Mahşerde gel sen bizi arattır,
Kendin gel günahımızı hafif tarttır,
Bir dar köprü vardır adı Sırattır,
Geçir bundan
Yâ Muhammed Mustafa.
Cezalılar içinden bizi kaçır,
Salihler defterine ismimiz geçir,
Yoktur senden başka halimize acır,
O dar günde Yâ Muhammed Mustafa.
Cehennemde var bir zakkum ağacı,
Suçluya verilir,
meyvesi acı,
Yer yemez dökülür dişi hem saçı,
Korkum bundan
Yâ Muhammed Mustafa.
Aslın güzel,
kendin güzel,
cismin pak,
Demiş Mevlâm senin hakkında levlâke levlâk,
Senin için yaratmış yer gök eflâk,
Ol aşkından
Yâ Muhammed Mustafa.
Bir Peygamber miraca varaması,
Hakk’ın cemalini biri göremedi,
Bu murada kimseler eremedi,
Ancak sensin
Yâ Muhammed Mustafa.
Mucizatın çoktur birisi bu,
Parmağından
çeşme oldu aktı su,
On bin asker içti tükenmedi o,
Ashabından
Yâ Muhammed Mustafa.
Peygamber çok hesap olmaz sayısı,
Bunların beyisin sen,
hem reisi,
Cümlesinin sensin
şefaatcısı,
O dar günde Yâ Muhammed Mustafa.
Gözlerim seni meydanı mahşerde,
Herkes nefsim vay nefsim der şaşarda,
Sancak altına al koyma dışarıda,
Ol mahşerde,
Yâ Muhammed Mustafa.
Bu eser Pişman Olduk Yaptık Hata ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.