Yirmi Üç Yaş

EserYirmi Üç Yaş
SöyleyenOğuzhan Çağlayan
Kategoriİlahi
İstatistik 1,625 Görüntülenme
Etiketler#Oğuzhan Çağlayan#ilahi#Yirmi Üç Yaş

Yirmi Üç Yaş İlahi Hakkında

Yirmi Üç Yaş başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Oğuzhan Çağlayan olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Yirmi Üç Yaş, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Uyan artık… aç gözlerini,
bir sene daha geçmiş gör bunu şu ömründe üstüne hele ki de kulu bir köşeye atan şu fani evrende misafirsen bilemezsin ne zaman tükenir hayat ne zaman gelir o cenazen? korkma sadece ölüme bir şarkı daha da yaklaştın bunu tefekkür et sen,
yükünü bir yere indir de gel biraz dertleşelim seninle ve bu kervan kaç kişi diyemezsin hepsi aynı yollarda ilerler bilirim yazmak istemezdin bu sene peki kaçabildin mi? merak etme sen yazmaya devam ederken durdurur kalemini bir gün melekler inat etme,
bu sene daha da güzeldi.
kaybolsan da buldun evini dert derdine derman oldu sanki,
ve o seccaden seni terk etmedi daha değilsin istediğin gibi ne yazık ki yeteri kadar pişmedin ama şükretmeyi hiç unutma,
en azından ‘ben bilmem’ diyebildin.


Sanma hiç yeter bu güneş doğsa bile Yan davanda kül ol yetiş ümmete Sakla kendini haramdan kaç gel,
değeri ne? Şükret her bir geçen güne…

bak yirmi üç oldun.
bitir okulunu seni bekleyen bir kader var belki sayamayacak kadar taleben olur da yetiştirirsin hep umutla ne bu tembellik,
başın kalkmamalıydı o sakin ilim masalarından aklını sadece koy diye mi verdi secdeye? düşün çalış emek kat… ne olur bir günün öbürüne denk olmasın,
yeteri kadar ‘pişmanım’ dedin artık eline İslam sancağını alıp kaleminle cihad edersin ne olursan ol düşersen eğer bir daha gelmesini bileceksin sen unutma rabbine kulluğu gafleti yedirme kalbine,
bil acizsin…

Sanma hiç yeter bu güneş doğsa bile Yan davanda kül ol yetiş ümmete Sakla kendini haramdan kaç gel,
değeri ne? Şükret her bir geçen güne…
Yorum Yapın
Güvenlik: 14 nedir?