Güz suları bizim şehrin önünden akar Kış savunması Bizim şehir üs öbür şehirlere Dakka şimdi bir doğu kamerası Ölümü çeken Geleceği parmakların bir bir gösterdi Yeşil bir harmani dizlerinde Çek denizi aradan
And anıtları koy Eski çağ taşlarının üstüne Yeni çağ silahları üstüne Eylem öğlesi Gül kurularını birbirine bağladık Ekmeğimize bulaşan çağın hakkını Kitabı açarak Yonttuk Soluğunda gül kokusu Okunan ve bitmeyen bir sayfa Gibi Beni çeker bir girişime Daha dinç ötede Gerçekte olduğundan daha parlak Yeresel Otuzüç katlı bir yapı gibi Damarlarımızda dolaşan kan gibi Hamid çizgisi At ipi atladı Kitap soluyan atlar Çocuk atı çağırdı At çocuğu tanıdı Denizi çek annemin başörtüsüyle ey sevgili At geçer o zaman denizi Bilirsiniz ormanlarla sonsuz bir at gelir Görmüşsünüzdür çocukların rüyalarında da gelir Biner ona Sünnetçi Cezayir’e atlarla gidilirdi Babam atla bağa gelirdi Yeni Ali Paris’i atla dolaşacak İyi binen ata Bir solukta geçer Hazer’i Yavaş yavaş ingiliz Tuzağına düşer at süren yiğitlerin III Tûr Dağını yaşa Ki bilesin nerde Kudüs Ben Kudüs’ü kol saatı gibi taşıyorum Ayarlanmadan
Kudüs’e Boşuna vakit geçirirsin
Buz tutar Gözün görmez olur Gel Anne ol Çünkü anne Bir çocuktan bir Kudüs yapar Adam baba olunca İçinde bir Kudüs canlanır Yürü kardeşim Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin
Bu eser Anneler ve Kudüsler ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.