Gevrek simitle yudumladığım çayı bilir garipler soğuk kaldırımda yatmayı Beyaz inciler düşerken saçlarıma dar sokaklar
çıkar elbet Hacı Bayram’a Sinsi ayaz çökerken şehrin varoşlarına umutlarım bırakıldı bir başka bahara Bir şehrin bölünmüş iki parçası zenginlik ve yoksulluk değişmez yasası Çöplükte değeri artan meyve kasası kravatla zor birleşir memurun yakası Her derdi sineye çeken şehir birilerine tatlı hayat çoğuna zehir Ortasından geçer küçük bir nehir şükür bu gece de bulduk taştan bir sedir.
Güvercinleri kanat çırpar yarına titrerken sen bastın beni bağrına Gel hele otur şöyle yanıma Ankara heybetinle bir şeyler anlat bana Başkent gönül şehri kabulümsün güzel ülkemin ortasında açan bir gülsün Zekai sana değil sensizliğe küssün Ankara yaşanan koca bir ömürsün
Bu eser Ankara ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.