Cennet Serçeleri
| Eser | Cennet Serçeleri |
| Söyleyen | İkbal Gürpınar |
| Kategori | İlahi |
| İstatistik | 3,921 Görüntülenme |
| Etiketler | #İkbal Gürpınar#ilahi#Cennet Serçeleri |
Cennet Serçeleri İlahi Hakkında
Cennet Serçeleri başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine,
varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak,
okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.
Eserin söyleyeni/sanatçısı İkbal Gürpınar olarak kayıtlıdır.
Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Arşiv Bilgisi
Cennet Serçeleri, İlahi arşivinde
eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.
Dinleme ve Söz
Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir
ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.
Keşif Önerisi
Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı
bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.
O gün ,
o gün hayat bilgisiydi benim için ..
iki kardeşimin gözlerine yığılan uykulardan ,
daha ağırdı taslar ..
iki kardeşimin saçlarını avuçlayan siyahtan daha karanlıktı acıyan ruhum ..
gözyaşı sandalına binip gitmiştim ,
onları derin ölümler içinde gördüğümde ..
ayakkabılarının içinde en son oynadıkları oyunlarının sıcağı duruyordu ..
ikisinin de saçları çekiliyordu sanki ölüm kuyularında ..
ve büyüdüler ..
bir gece içinde ..
diri diri gömüldüler rüyalarının içine ..
odaya sığmayan iki acının ,
iki feryadın ,
iki serçenin ablasıydım ben ..
yatakları duman ,
Çığlıkları yaşlarından büyük kopuyordu dudaklarından ..
duvara çizdikleri resimleri sabah olunca silerlerdi haylazca ..
annemiz en güzel yağmurumuzdu bizim ,
ona yakalanırdık ..
ben kardeşlerimin suçunu alırdım üzerime ,
saklanırlardı dizlerimin toprağına ..
kucağımda bir salkım cennet tanesiydi onlar ..
ben onların oyunuydum ,
bağlarıydım ,
ablalarıydım ..
yaramazlıklarını üzerime aldığım gibi ,
ölümlerini de ,
ölümlerini de üzerime alabilseydim keşke ,
alamadım ..
mutfağın ışığına erişemeyecek kadar küçüktü boyları ..
ekmeğin içinden karıncalara ev yapacak kadar büyüktü merhametleri ..
bellerinden düşen etekleri ,
yağmurla ağırlaştığında bana koşarlardı ..
başlarına çarpan güneşin kanattığı oyunları bana getirirlerdi ..
düğmelerini kopartsa da bir ağaç dalı ,
ilk meyvesini bana hediye ederlerdi ..
komsunun en yaramaz çocuğundan bana dert yanarlardı ..
cam silerken ayaklarıma sıkı sıkı yapışıp ,
beni kendilerine çeken küçük ellerin ablasıydım ben ..
bir yorgan altında bana en büyük uyku parçasını verecek kadar cömerttiler ..
uyumuş gibi yapardım ..
doğum günümde bana alacakları elbiseyi konuşurlarken ; biri beyaz diye diretiyordu ,
diğeri siyah diyor somurtuyordu ..
bense ,
bense gülümsüyordum ..
en temiz cümleler kulağıma konarken ..
yanaklarından gelen sokak kokusunu silen saçlarımı alıp kalkıyordum yataklarından ışığı kapattığımda bile ,
gölgeleri ruhumun sarmaşığı olurdu onların ,
onların uykularını bile omzumda taşırdım şimdi ,
şimdi sokakları kaldırsam ağlayarak ,
iki küçük serçemi arıyorum desem ..
kimse bakmaz bana ..
kimse hıçkırıklarımın rüzgârına takılıp ,
beni onlar gibi saatlerce sabırla dinlemez sağ yanımdan bir ırmak gibi boşalan ölümlerini ,
kalbime taşımak için ,
kimse bana yardım etmez ..
biliyorum ..
son ısırdıkları ekmeği ,
benim gibi kimse doğrayamaz yalnızlık çorbasının içine ; ağlayarak ..
pencereden baksam da ,
göremem artık ..
perdeyi çeksem bile ,
içeri çağıracağım serçelerim ,
kardeşlerim yok artık ..
toprağa koysam da bir kez ,
çok kez açıp bakamam yüzlerine ..
son kez bana söyledikleri şarkıyı hatırlayarak ,
acı acı bağırsam gök kefenlenir içimde ..
dalgalar geri döner ..
içimin duvarlarını yırtan her güzel hatıramın başında günlerce ağlasam ..
saçlarıma dokundukları yerleri ,
doğdukları gün gibi kundaklasam ..
iki küçük ayak sesi gelir mi ,
darmadağın olmuş ablalığıma ..
? onlar ,
onlar başkaydı desem ..
beni hiç üzmediler desem ..
erken kalksalar da ; toprağa parmak uçlarıyla basıp ,
kuşları bile uyandırmadılar desem ..
elbiselerini diksem toprağa ..
ipimi saçlarından yapsam ..
yine her gün dönülsem onlarla bir çocuğa ..
çocukla çocuk olsam ,
her gün ..
sallasam onları ayağımda ..
onlar depremle uyumaz desem ..
onlar depremle uyumaz ..
onlara ,
onlara öğrettiğim ilk dua Fatiha’ydı ..
şimdi onlara üflediğim dua da ,
Fatiha ! cennetin serçeleri hangi dala konarsa şimdi ,
orada bir ağacım ..
o gece ,
o gece hayat bilgisiydi benim için ,,
hayat bilgisiydi ..
en son sayfasına iki kardeşimin ölümünü yazıyorum ..
kimse ,
hiç kimse benim gibi gözyaşı içerek okumayacak biliyorum ..
biliyorum …
Cennet Serçeleri İlahisi Hakkında
Cennet Serçeleri, İkbal Gürpınar tarafından seslendirilen ve
ilahi-sozleri kategorisinde yer alan önemli bir manevi eserdir.
Bu ilahi, İslam kültüründe yüzyıllardır söylenen ve günümüzde de büyük ilgi gören
ilahi geleneğinin güzel örneklerinden biridir. Eser, sözleri ve melodisiyle
dinleyicilere manevi bir yolculuk sunar.
Sözlerin Anlamı ve Mesajı
İlahinin sözleri, manevi duyguları ve ilahi aşkı ifade eden derin anlamlar taşır.
Cennet Serçeleri ilahisi, dinleyicilerini Allah'a yakınlaştırmayı
ve manevi değerleri güçlendirmeyi amaçlar. Eserde işlenen temalar arasında
ilahi aşk, peygamber sevgisi, dünya hayatının geçiciliği ve ahiret bilinci
gibi konular öne çıkar.
İkbal Gürpınar Yorumuyla
İkbal Gürpınar, kendine özgü yorumu ve içten sesiyle bu ilahiyi icra etmiştir.
Sanatçının sade ve duygusal üslubu, ilahinin manevi etkisini artırır.
İkbal Gürpınar'nın repertuvarında yer alan bu eser, dinleyiciler tarafından
sıklıkla tercih edilen ve paylaşılan bir ilahi olmuştur.
Ne Zaman Dinlenir?
Bu ilahi, özellikle şu zamanlarda dinlenmesi tavsiye edilir:
- Sabah namazı sonrası güne manevi başlangıç için
- Akşam dinlenme saatlerinde huzur bulmak için
- Ramazan ayı ve kandil gecelerinde
- Yolculuk sırasında manevi atmosfer için
- Zor zamanlarda manevi destek için
İlahi Dinlemenin Faydaları
Manevi müzik dinlemek, bilimsel araştırmalarla da kanıtlandığı üzere insan ruhu
üzerinde olumlu etkiler bırakır. İlahi dinlemek; stres seviyesini düşürür,
kalp ritmini düzenler, ruhsal dinginlik sağlar ve kişinin kendisiyle barışık
olmasına yardımcı olur. Bu tür manevi eserler, günlük hayatın stresinden
uzaklaşmak ve iç huzuru bulmak için etkili bir araçtır.
Benzer İlahiler
Bu ilahiyi beğendiyseniz, sitemizdeki benzer manevi eserleri de keşfedebilirsiniz.
Sanatçı dizininde İkbal Gürpınar'nın diğer eserlerini,
kategori bölümünde ise aynı türdeki diğer ilahileri bulabilirsiniz.
Telif ve Kaynak Bilgisi
Bu sayfada yer alan ilahi kaydı, ilgili hak sahibinin izniyle veya kamuya mal
olmuş kaynaklardan elde edilmiştir. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz
içerikler için lütfen iletişim sayfamızdan bize
ulaşın; en kısa sürede gerekli işlem yapılacaktır.
BU GÜZEL İLAHİYİ SEVDİKLERİNİZLE PAYLAŞIN
Bunlar da İlginizi Çekebilir