Tennûr-ı dile od yakıp âh-ı şererimden Bir özge kebâb mâ-hazâr ettim ciğerimden Derd ehline nûş etmek içün eyledim ihzâr Bezm-i gama iki şîşe mey dîdelerimden Şeb-tâ-be-seher zârım o yâra eser etmez Lerzîde cihân gerçi ki âh-ı seherimden Âvâze-i hicr-i elemi düşeli dehre Mâtem-zededir ins ü melek bu kederimden Dil-beste-i zülf-i siyehem yine Sezâyî Sevdâ-yı cünûn gitmedi bir kerre serimden Gönül ocağına âhımın kıvılcımından bir ateş yakıp,
ciğerimden bir özge bir kebap hazır ettim.
Gözlerimden iki şişe şarabı gam meclisindeki dert ehline içirmek için hazırladım.
Bütün cihân seherde ettiğim “Âh”tan titrese de geceden sabaha kadar süren inleyişim o yara tesir etmez.
Ayrılığın ıstırap dolu feryâdı cihana düştüğünden beri insan ve melekler benim bu kederimden yaslıdır.
Ey Sezâyî! Siyah zülfüne ben yine gönlümü bağlamışım.
Bu çılgın sevda bir kere bile başımdan gitmedi.
Bu eser Tennurı Dile Od Yakıp Ahı Şererimden ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.