Yâd-ı hayâl-i yâr ile Gülzâra baktım ağladım Andım şemîm-i kâkülün Ezhâra baktım ağladım Kalbim esîr-i aşk-ı yâr Gönlüm hevâ-yı bî-karâr Eşkim misâl-i cûybâr Âsâra baktım ağladım Hicrân ile dil oldu hûn Bahtım yaman tâlih zebûn İkbâli gördüm ser-nigûn İdbâra baktım ağladım Müstekbelim olmuş hebâ Hâlim belâ-ender-belâ Mâzideki bî-intihâ A’sâra baktım ağladım Bir bî-kesim bî-hânımân Şimdi bana dağlar mekân Feryâdıma mâkes olan Kûhsâra baktım ağladım Kalb-i hazînim ye’s-pûş Hem-râzım oldu hep vuhûş Karşımda pür cûş u hurûş Enhâra baktım ağladım Firkatle ney feryâd-zen Tanbur ise sevdâ-fügen Mızrab-ı gamdan inleyen Evtâra baktım ağladım Sen nerdesin ey nazlı yâr Sînemde aşkın pâyidâr Kalbimde senden yâdigâr Esrâra baktım ağladım Yârin hayalini hatırlayarak gül bahçesine baktım,
ağladım.
Kahküllerinin güzel kokularını anarak çiçeklere baktım,
ağladım.
Kalbim sevgilinin aşkına esir olmuş,
gönlüm istikrarsız bir hava,
gözyaşımsa bir nehir misali.
Başıma bu gelenlere bakıp bakıp ağladım.
Gönlüm ayrılığın yarasıyla kan doldu.
Bahtım güçlü,
talihimse onun karşısında aciz kalmada.
Geleceğim ve mutluluğun baş aşağı dönmüş.
İşte ben bu talihsizliğine bakar bakar ağlarım.
Yarınlarım hebâ olmuş,
bugünüm bela üstüne bela.
Geçmişimdeki bitmez tükenmez asırlara baktım,
ağladım.
Hem kimsesizim hem de bir yuvam yok.
Şimdi artık dağlarda mesken tutuyorum ve feryâdımın yankılandığı dağlara bakıp bakıp ağlıyorum.
Bu kederli kalbim ümitsizliğe bürünmüş,
hep vahşilerle arkadaşlık etmişim.
Bu hâldeyken karşımda coşup taşan nehirlere bakıp bakıp ağladım.
Ney ayrılığın acısıyla feryâd eder,
tanbursa sevdalar salar.
Kederin mızrabıyla inleyen bu tellere baktım ağladım.
Ey nazlı yâr! Sînemde aşkın ebedî dururken sen nerelerdesin? Ben kalbimden senden hatıra kalar sırlara baktıkça ağlar dururum.
Bu eser Yadı Hayali Yar İle ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.