Bülent avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı Elli yaşlarında gösteren adam görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu.
Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi.
Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu.
Sapasağlam adam gidip çalışacağına dileniyor Belki benden daha zengindir diye düşündü Bülent Zaten canı çok sıkıldı.
Birden sinirlenmişti.
Alaycı bir ses tonuyla= -Ekmek parası mı istiyorsun diye sordu adama -Hayır dedi adam hayır çikolata parası lazım Bülent’in kızgınlığı şaşkınlığa döndü.
Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor diye düşündü.
Biraz içinden gülümsedi.
-Niye dedi siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz -Hayır dedi adam Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz Onu da bulamadıysak aç yatarız Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtin anlayamamıştı -Bugün karnımız doydu anlaşılan üstüne de tatlı mı istedi canınız? -Fakirin canı mı olur ki dedi tatlı istesin canı beyim.
Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış bir stand up’çı mısın dedi Bülent Hayır dedi hiç biri değilim sadece fakirim.
Evet gariban adam -Bugün karımın doğum günü ona çikolata götürmek istiyorum Allah Allah dedi Bülent Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla dedi Beyim o bizim için değil zenginler için Otuz yıllık evliliğimiz boyunca ona bir kez bile yaş pasta alamadım Ama her doğum gününde mutlaka çikolata götürdüm.
Çikolatayı çok sever Adamın söyledikleri Bülent’in dikkatini çekmişti.
O akşam Bülent karısı ile kavga etmiş kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı arabasına da binmemiş Sahile kadar yürümüştü denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı.
Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek Hiçbir şey onu rahatlatmıyordu.
Dilenci ile konuşurken biraz kafası dağılmıştı Bülent’in Acaba söyledikleri gerçek mi yoksa uyduruyor mu diye düşündü -Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi dedi adama Bülent’in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı Bir nüfus cüzdanından başka hiç bir şey çıkmadı.
Ben dilenci değilim beyim işim yok günlük çalışırım Ne iş bulursam yaparım Fakat bugün bütün gün iş aradım aksilik bu ya hiç bir iş bulamadım Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi Oturun biraz dedi dertleşelim bari Adam çekingen çekingenin oturdu Bülent’in yanına Bülent -Yok mu senin eşin dostun borç alacak akraban -Fakir adamın akrabaları da fakir olur beyim dedi.
Bulursa bulurlarsa kendi karınlarını doyururlar
Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını diye sordu Bülent Adam hem de çok seviyorum Otuz yılımı aydınlattı o benim.
Aşk hem de otuz yıl süren aşk Hayret doğrusu dedi Bülent Aşkım ömrü en fazla üç yıl diyorlar oysa Sen otuz yıldan bahsediyorsun Evet dedi adam Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi aksine arttırdı O zaman Bülent hemen döndü söyle o zaman nedir evlilikteki mutluluğunun sırrı Söylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin dedi adama Adam cevaplıyor -Ben ilkokulu bile bitirmedim öyle formül falan bilmem Bülent biraz gülümsedi Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım Ben altı aylık evliyim Sevdiğim kadınla evlendim fakat mutlu değilim sürekli kavga ediyoruz sürekli tartışıyoruz Daha iki saat önce kapıyı çarpıp çıktım Evimiz arabamız işimiz gücümüz her şeyimiz var Ama mutlu değiliz Fakat senin hiçbir şeyin yok ama mutlusun Para mı acaba bizi mutsuz eden Adam Bülent’in sözlerini kesti Hiçbir şeyim yok mu? Hayır beyim benim her şeyim var Benim karım her şeyim Sevgilim eşim arkadaşım hayat yoldaşım hayatımı paylaştığım insandan daha Değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada Sizin ev araba iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey olan Öyle deme dedi Bülent öyle deme Şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikâyet ediyorsa bir de fakir olsam Kim bilir ne olur Adam altın tasın kan kusana faydası yoktur beyim dedi Altın tasın kan kusana faydası yoktur beyim Sen kadın ruhunu hiç anlamamışsın
Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu her gün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz Bir kadın kocasının her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur Sizin mutluluğumuzun sırrı bu mu diye sordu Bülent Adam olabilir diye cevapladı.
Ben karıma değerli şeyler alamıyorum fakirim Ama ona benim için ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum.
O da çok mutlu oluyor.
Bir kadına değerli olduğu nasıl hissettirilir diye sordu Bülent Adam cevapladı Küçük kızı severek Ne küçük kız mı hangi küçük kız Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır beyim.
O kızı ne kadar çok sever ne kadar çok mutlu edersen o kadını da o kadar mutlu edersin
Nasıl yani dedi Bülent şaşırdı Küçük kız neleri sever nelerden hoşlanır bir düşünün Küçük kızlar hep beğenilmek ilgi görmek isterler
Güzel olduklarını duymaya bayılırlar mesela Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler
Küçük kızlar hep prenses olmayı hayal ederler
Sürprizlerden hoşlanırlar
Biraz şımartılmak isterler sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler.
İltifata doymaz küçük kızlar
Öyle değil mi? Haklısın dedi Bülent Benim dört yaşında bir tane kızım var Adı Aylin akşam boynuma sarılır Babacığım beni ne kadar seviyorsun diye sorar Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda Baba güzel olmuş muyum diye sorar durur Güzelsin demem de yetmez ona Harikasın prenses gibi olmuşsun demeliyim Dünyanın en güzel kızı demeliyim.
İşte beyim işte Kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler
Ben elli yaşındaki karıma böyle davranıyorum Ömrümüz olursa seksen doksan yıl da yaşarsak Ben ona böyle davranmaya devam edeceğim Ona bebeğim diye hitap ediyorum Çok hoşuna gidiyor.
Bebeğim bana bir çay yapar mısın dediğimde çay yapmak için nasıl koştuğunu görmelisiniz.
Peki dedi Bülent peki hiç kavga etmez misiniz siz hiç tartışmaz mısınız? Beyim kavga evliliğin tadı tuzu arada bir tartışırız Küsüp barışmanın tadı da ayrıdır bizde Benim karım bir keçi kadar inatçıdır
Onunla barışmak için uğraşmak ayrı bir keyif verir bana Benim eşim çok ciddi kadındır
Hiç küçük kız havası yok onda Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi ilgi istemeye utanırlar
En ciddi ya da en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka içinde vardır
Yeter ki sen o tatlı kızı sevindirmeyi mutlu etmeyi bil Ve o küçük kızı asla aldatma Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla bakar.
Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar ve çok çabuk kırılırlar.
Çok narindir onlar hoyrat elleri sevmezler yumuşak dokunuşları sevmezler
Bu tavsiyeni deneyeceğim dedi Bülent Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum Adam hemen sözü kesti Bu sadece bir bahane O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın
Artık o seni rahat ettirmek için elinden gelen gayreti gösterecektir Buna emin ol Karısı mutlu olmayan erkek mutlu olamaz
Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir
Düşünsene somurtkan mutsuz sürekli söylenen biri ile yolculuğa çıksan ne kadar mutlu olabilirsin
O yolculukta Bülent biraz şöyle şaşırdı afalladı Haklısın da ben de bütün gün ailem için çalışıp duruyorum canım yoruluyorum Yine para yine iş sebepler.
Evet para önemli ve gerekli olan Kadınlar para için erkekleri sevmezler.
Para geçici mutluluklar verir Kadınlar hediye almayı severler
Paran varsa hediye al tabii ama hediye ile mutlu olmasını sakın bekleme Hediyenin yanına sevgini atmazsan hediyenin hiç bir anlamı yoktur.
Benim hiç bir zaman çok param olmadı Günlük kazandım günlük yedim Bazen aç kaldığımız günler oldu Hiç bir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman Kulaklarına aşk sözleri fısıldadım Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep öpücüklerle sevdim boynunu Hiçbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama Kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedenini ve mutlu ettim onu Adam ayağa kalktı Artık bana müsaade gitmeliyim Karım merak eder sonra.
Hadi sen de git dedi Bülent’e Sen de git evine Küçük kızın gönlünü al Belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur Bülent ayağa kalktı kuvvetlice adamın elini Sizi tanıdığıma çok memnun oldum dedi Bülent ve bir de İlk tanıdığı zamanki düşüncesinden ötürü utandı biraz Birden adamın elini bıraktı koluna girdi Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.
Hadi gel dedi gel eşin için şuradan
çikolatalı pasta alalım dedi Pastayı aldılar adam hayatımda ilk defa karısına yaş pasta götürmenin mutluluğuyla Bin bir teşekkür ederek evinin yolunu tuttu.
Bülent de pastanenin hemen yanındaki manavdan karısının En sevdiği meyvelerden aldı Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfakta mutfak masasında oturmuş su içiyordu Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyük bir tabağa döküp yıkadı Sonra eşinin önüne koydu Biliyor musun dedi bunlar dünyanın en şanslı meyveleri dedi Karısı İnci hiç konuşmadı Ya dedi Bülent sorsana niye İnci kızgın kızgın niye Diye sordu Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadınının midesine gelecek dedi bu meyveler gayet ciddi bir ses tonuyla.
İnci şaşırmıştı Bir an bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı Bunlar senin sevdiğin meyveler senin için aldım hayatım dedi Hayret bir şey dedi İnci,
her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın dedi Aslında bu beklediğim istediğim bir şeydi bak senin sevdiğin meyveleri aldım Ama şimdi kıymeti yok Çünkü sana çok kırgınım dedi İnci Meyve alarak gönlümü alamazsın
Özür dilerim seni kırdığım için dedi Bülent Sonra Bülent yere diz çöktü Cezam neyse çekmeye razıyım Ama bir tek şey istiyorum senden Seni delice seven bu adamı senden mahrum etme Bülent yere çömelmiş boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu Karısı İnci kıkır kıkır gülmeye başladı Affetmek o kadar kolay değil bakalım dedi Hangi cezalara katlanabileceksin dedi göreceğiz Bülent işte o zaman Onun muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü.
Mavi gül sevdiceğim içime hasretin düştü yoluna sabahlar
İçten haykırışlarınla içten yakarışlarınla kanatırım yüreğimi sevginle mavi gülüm sevginle Sen tutamadığım sen kopamadığım sen unutamadığım sen Sen tutamadığım sen kopamadığım sen unutamadığım sen Mavi gülüm sen mavi gülüm sen
Mavi gülüm gül çiçeğim içime özlemin düştü yoluna şafaklar
İçten haykırışlarınla içten yakarışlarınla kanatırım yüreğimi sevginle mavi gülüm sevginle Sen tutamadığım sen kopamadığım sen unutamadığım sen Sen tutamadığım sen kopamadığım sen unutamadığım sen Mavi gülüm sen mavi gülüm sen
Mavi gülüm gül çiçeğim içime hasretin düştü yoluna sabahlar
İçten haykırışlarınla içten yakarışlarınla kanatırım yüreğimi sevginle mavi gülüm sevginle Mavi gülüm sevginle.
Bu eser Çikolata Hikayesi ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.