Savaş Risalesi

EserSavaş Risalesi
SöyleyenErdem Beyazıt
Kategoriİlahi
İstatistik 3,162 Görüntülenme
Etiketler#Erdem Beyazıt#ilahi#Savaş Risalesi

Savaş Risalesi İlahi Hakkında

Savaş Risalesi başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Erdem Beyazıt olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Savaş Risalesi, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Güneşin mızrakların ucuna takılıp kaldığı bir vakitte Diriliş erlerinin yüreklerinden yayılan bir depremle sarsılıyordu arz.
Gerilmişti altlarımızda atlarımız Fırlayıp kopacakmış gibi baldırlarından kasları Ve tarıyordu bir projektör gibi bakışları üç kıtayı Yeni bir vakte eriyordu yürekler Yayılıyordu o muştu o coşku o haber.
Bir gelen var Emin haberciden emin olana Ondan da Sıddık olana ve sadık olanlara Sohbete erip halkada duranlara Yürekten yüreğe yol bulanlara.
Bir gelen var İlkin çobanlar duyuyorlar Sonra ağaçlar kurtlar kuşlar Çünkü onlar bilirler dinlemeyi Onların elindedir toprağın nabzı İlk onlar sezerler yeni olanı Rüzgârlarla geleni bulutlardan ineni.
Bir dağın tepesinde yeni doğan bir Ay gibi Veysel Karani evreni kuşatan bir yay gibi Açılmıştı kolları.
Selman bir şehrin kapısında Bir kapının arkasında.
Ey savaşmakla emrolunanlar Yürekleri kevser suyu ile yıkananlar Alaca karanlıkta bir seher vaktinde Ayrılırken yurtlarından yuvalarından Bahçe köşelerinde kapı önlerinde sofalarda odalarda Bir bir çıkıp gelen yolumuzu kesip duran anılar Yatak odamızın penceresinden Uyandığımızda ilk görülen o tepe O tepede o kayanın değişmeyen konumu Güneşi bir muştu gibi her gün yeniden Doğuran o dağ elveda Kadınlarımızın kirpiklerinden sıralanan Adanmışlık ve bağlılık yazıları elveda Çocuklarımızın göğsümüze yüzümüze saçlarımıza Sokulan alınları titreyen dudakları kaçamak bakışları Cennetten bir koku ölümsüzlükten bir pay olarak Çektiğimiz ciğerlerimize inen yüreklerimize Damla damla elveda O ki meydanın ortasına durmuştu Elini kılıcının kabzasına koymuştu Dedi savaşçı `Ben gidiyorum Hicret ediyorum Varsa ağlatmak isteyen anasını Dul koymak isteyen karısını Ve istiyorsa çocukları yetim kalsın Arkamdan gelsin.“ Yeryüzü yeni bir güne hazırlanıyordu Zaman devrini henüz tamamlıyordu.
O konuştu Ey eti etimden olan Bu dünyada ve öbür dünyada Kardeşim olan! Bu gece yatağımda sen yatacaksın bana vekillik yapacaksın.
Biz gidiyoruz hicret ediyoruz Sen sonra geleceksin Ama önce emanetleri sahiplerine vereceksin.
Sonra o dağda maveranın kapısı olan Bir mağara Orada ikisi O ve ikinin ikincisi Sonra çöl Çölde tepeler..
Çölde develer..
Çölde geceler Ve çöle serpilen Mucizeler.
Medine`de bekleyenler var Damların üstünde,
yollarda çocuklar kadınlar Elleri alınlarında,
gözleri ufukta delikanlılar ihtiyarlar Dediler “Veda Tepeleri üstünden Üzerimize ayin on dördü doğdu Şükürler olsun,
şükürler olsun Bize vacip oldu,
şükretmek Şükürler olsun…“ Ben sıcak savaşlara girmedim daha Kılıçların çeliğine Su katmadı gözyaşlarım Ama savaş için geldim Bu bilinçle bilendim Bildim bileli kendimi Hep düşlerimde yaşadım Bedir`i Kardeşin biri bir safta Öbür safta diğeri Bir yanda baba oğul bir yanda.
Ve toprak gibi güçlü bir ana Yedi erkek doğuran Yedisini birlikte Bedir’e yollayan Ey Afra kadın! Kalacak adın Bu dünyada Kadınlar er kişiler doğurdukça.
Mutlaka bir sınav olacaktı Çünkü Sünnetullahti.
Uhud’da savaş vardı Bu savaş bir imtihandı Gerçi her savaş bir imtihandı Tüm yaşam bir imtihandı Ama Uhud İmtihan içinde bir imtihandı.
O demişti Savunmak da Savaşlardan bir savaştır.
Savaşçılar demişti Bu gün o gündür Düşmanı cepheden vurmak Nasipse eğer Cennet kapılarına varmak Kevser’le kanmak isteriz O dedi Mübarek olsun savaşınız Sabrederseniz eğer Sizindir zafer Savaşçılar uçmağa varmış gibi Şehitlik umuduyla sarhoş gibi.
Muaz dedi Eyvahlar olsun siz ne yaptınız? Hudayr dedi O`nun reyine karşı reyde mi bulundunuz? Savaşçıların içinde bir tel titremişti Başlarını önlerine eğdiler O`nun kapısına dayandılar O zırhını kuşanmıştı Hikmetlerden bir hikmet daha Noktalanmıştı.
Öyleyse ey ümmet Ey kurtulmuş millet Kutlu olsun şuranız Kutlu olsun savaşınız.
-Feda olsun sana anam babam At ya Sa`d! Ey ok atan Ey hayat coşkunluk katan Kutlu olsun savaşın Konuşan O`ydu -Bu kılıcın hakkını kim verir -Nedir o kılıcın hakkı ya Resulullah -Düşmanın yüzünde parçalanmaktır -Öyleyse o iş bana haktır dedi savaşçı Kılıcı eline aldı Koltukları kabardı Ve yürüdü meydana Salına salına.
-Bu yürüyüşü sevmez Allah dedi Resulullah Ama bu hal müstesna O gün içinceye dek şehitlik şerbetini Savaşçı döne döne savaştı.
Müşriklerin çarpılmış suratları Altlarında talihsiz atları Çarparak çeliğin ışıklı yalımına Paralandılar Parçalandılar.
Uhud’dan koşup gelen Birkaç Müslüman Eyvahlar olsun,
Eyvahlar olsun Yeryüzü efendisini kaybetti Eyvahlar olsun Sümeyra kadın ekmek yapıyordu Elleri sakindi Gözleri dalıp gidiyordu Sanki maverayı seyrediyordu İçinde bir mahşer kaynıyordu Yüreğinde Uhud dalgalanıyordu.
Apansız sıçradı Çocukları göz nuru gençlerin yürek aydınlığı İhtiyarların dilde duası gönülde umudu Evrenin Efendisine ne olmuştu O`na bir hal mi olmuştu.
Sıçradı kalktı Sümeyra kadın Başörtüsü havada dalgalanıyordu Unlar toprağa saçıldı,
küller hamura karıştı Medine sokakları hızla kayıyordu Evler bir bir tükeniyordu Sümeyra kadın bendinden boşanmıştı Bağrını döğüyordu.
Sonra Uhud göründü Sonra müminlerden bir kalabalık gördü Koştu yanlarına erişti -Resulullah nerede? Dediler -Ey Sümeyra kadın başın sağ olsun Bilmiyoruz Resulullah nerede Ama bu gömdüğümüz kardeşindir,
Allah katında şehittir.
Sümeyra dedi -Allah Rahimdir Ona bu rütbe mübarek olsun.
Ama ben Resulullahı soruyorum.
Sümeyra seğirtti gitti gitti Yeniden bir topluluk gördü Durmayıp sordu -Resulullah nerede? Dedi müminler -Bilmiyoruz.
Ama gömdüğümüz erkeğindir Muradına erendir Elbisesiyle gömülendir.
Dedi Sümeyra -Hamd olsun,
ona şehitlik kutlu olsun Ama bir haber verin Resulullah nerede? Sonra gördü O`nu -Hamd olsun Dostlarını gördü -Hamd olsun Buluştular Görüştüler Biliştiler müminler -Hamd olsun.
Yaratana hamd olsun Yaratıp imtihan edene İmtihandan geçirip zafere erdirene Bilinçleri bileyip sabırlar verene Rahman olana Rahim olana Muin olana Hamd olsun.

Savaş Risalesi İlahisi Hakkında

Savaş Risalesi, Erdem Beyazıt tarafından seslendirilen ve ilahi-sozleri kategorisinde yer alan önemli bir manevi eserdir. Bu ilahi, İslam kültüründe yüzyıllardır söylenen ve günümüzde de büyük ilgi gören ilahi geleneğinin güzel örneklerinden biridir. Eser, sözleri ve melodisiyle dinleyicilere manevi bir yolculuk sunar.

Sözlerin Anlamı ve Mesajı

İlahinin sözleri, manevi duyguları ve ilahi aşkı ifade eden derin anlamlar taşır. Savaş Risalesi ilahisi, dinleyicilerini Allah'a yakınlaştırmayı ve manevi değerleri güçlendirmeyi amaçlar. Eserde işlenen temalar arasında ilahi aşk, peygamber sevgisi, dünya hayatının geçiciliği ve ahiret bilinci gibi konular öne çıkar.

Erdem Beyazıt Yorumuyla

Erdem Beyazıt, kendine özgü yorumu ve içten sesiyle bu ilahiyi icra etmiştir. Sanatçının sade ve duygusal üslubu, ilahinin manevi etkisini artırır. Erdem Beyazıt'nın repertuvarında yer alan bu eser, dinleyiciler tarafından sıklıkla tercih edilen ve paylaşılan bir ilahi olmuştur.

Ne Zaman Dinlenir?

Bu ilahi, özellikle şu zamanlarda dinlenmesi tavsiye edilir:

  • Sabah namazı sonrası güne manevi başlangıç için
  • Akşam dinlenme saatlerinde huzur bulmak için
  • Ramazan ayı ve kandil gecelerinde
  • Yolculuk sırasında manevi atmosfer için
  • Zor zamanlarda manevi destek için

İlahi Dinlemenin Faydaları

Manevi müzik dinlemek, bilimsel araştırmalarla da kanıtlandığı üzere insan ruhu üzerinde olumlu etkiler bırakır. İlahi dinlemek; stres seviyesini düşürür, kalp ritmini düzenler, ruhsal dinginlik sağlar ve kişinin kendisiyle barışık olmasına yardımcı olur. Bu tür manevi eserler, günlük hayatın stresinden uzaklaşmak ve iç huzuru bulmak için etkili bir araçtır.

Benzer İlahiler

Bu ilahiyi beğendiyseniz, sitemizdeki benzer manevi eserleri de keşfedebilirsiniz. Sanatçı dizininde Erdem Beyazıt'nın diğer eserlerini, kategori bölümünde ise aynı türdeki diğer ilahileri bulabilirsiniz.

Telif ve Kaynak Bilgisi

Bu sayfada yer alan ilahi kaydı, ilgili hak sahibinin izniyle veya kamuya mal olmuş kaynaklardan elde edilmiştir. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz içerikler için lütfen iletişim sayfamızdan bize ulaşın; en kısa sürede gerekli işlem yapılacaktır.

Yorum Yapın
Güvenlik: 17 nedir?