Cesaret kalbim,
cesaret! Sustun bütün kış,
ürktün kırılmaktan; Çok gerilerde kaldı derken kar,
Sonra bahar Ve temmuz geçti.
Yasımız duruldu,
coşkumuz geçti…” Ne ümit var artık ne korku; Ağustos gecesinde agahı Sesleri yalnız böceklerin… Cisim sarayı yıkılmadan,
Yeni bir sevinçle yıka haydi Geçmiş günlerin kıştan kalan.Balçığını sanmam ki arınsın.
Bir devletin inkırazı sanırsın.
Ağustos güze terk eder mülkünü Ve Zamanın Mehter Bölüğü,
İcra-yı ahenk edip sürekli,
örtüyor gidenlerin çığlığını… Cesaret ey kalbim,
cesaret! Seni eleme emanet etmeliyim Çünkü elem.
Sevinçten çok sağlam Ve kalıcı.
Çocuk! Bu acımasız.
Bu can alıcı Zaman,
üstün gelir hepimize… Ben seni elemin ellerine,
Emanet edip gidiyorum.
Kıyılar,
dağlar
Ve ormanlar,
Senin de ardında kalır Çocuk! Gün gelir,
fakat onlar da Zamana yenilip giderler… Sonunda yenilenmez yenilgiler
Zaman,
bir başına kalır… Ve bizim çoktan geçtiğimiz,
öte âleme geçince Zaman,
Orada hepimiz istisnasız,
Ondan daha kıdemli oluruz… Hiç üzülme seni elemin,
Emin ellerine terk ederek,
Gidiyorum.
Bu eser Ağustos Melali ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.