Demir Leblebi

Eser Demir Leblebi
Söyleyen Yavuz Nufel
Kategori İlahi
İstatistik 2,304 Görüntülenme
Etiketler #Yavuz Nufel#ilahi#Demir Leblebi
Bu şiir tek kelime tek hece Çözdükçe çözüldükçe düğümlenen bir bilmece Kavuşamazsın
Aşk olur öyle mi Aşk olsun Aşk olsun Aşk olsun sana koca Veysel Aşk olsun Aşk o kadar basit mi? Bu hal hiç bitmez,hiçtükenmez
Bu hal,
Mavinin Aklı Ziyanda,
Fikri Firarda olma halidir
Bu hal,
Şairin Şerri Şiirle Şerbet ettiği haldir
Bu hal,kanadı kırık bir martının Konacak sol bir omuz bulup konaklama halidir
O martı kanadı kırıkda olsa artık bir Zümrüd-ü Ankadır
Aşkın Atlasında en uzak mesafe En fazla bir karış Sol omuzdan kalbe Bu hal Ben,
Beni,
bana,
bende benden sonra İsmin de,
cismin de altıncı halidir
Rivayet odur ki,
Yavuz Nufel şairdir! Kalan ömrüme yemin olsun ki Allah şahidim olsun ki Değilim değilim değilim Belki olabilirim Şairin her aldığı nefes Bir demir leblebidir
Ve verdiği her nefes Allah adına Allah aşkıyla Her kulunu sevmektir Ölenle bin kere ölmek,
Acıyı bal eyleyip içmektir Bu hal yüreğin demir Demirin çelik Çeliğin sevda olma halidir
Yusuf olmaktır kör kuyularda Ya tez kurtar ya bir bezirgan yolla Beni Kör Kuyularda merdivensiz Bıraktın Bırakma Cehennemin dibi Kaç kör kuyu derinliği Ve hizmet etmek Firavuna yıllarca Tur dağında dolaşan çoban; Ve Kızıl Denize uzanan Musa’yı mahcup etmeyen Asa Haşa; Ne mutlu yaprak olabilmek o ulu çınara..
Bu hal,
dervişin deremediği,
Bu ermişin eremediği haldir
Bu hal Yunus’un U’su,
Mevlana’nın daveti duyurusu Gel Kim olursan ol yine gel Gelirim geleyim gelmesine de deli kimliğimle mi Gelirim de,
Ya közüm küllenirse,
Ya sözüm tükenirse,
Ya ne getirdin,
derlerse? Değilliğim yeter mi Ya yetmezse! Bu hal,
Kıldan ince kılıçtan köprü üstünde Tek ayakla dans edebilme halidir
Düşerim Düşerim Düşerim Düşlerim Düşük yapar düşlerim düşerim.
Düş Düştüm Gülmeyen adamın Gül düşer mi düşlerine? Ameledir
Şair Tek heceye Gündüz gece Aşk Şair değilim haşa Olabilirim belki Şiirin şerrinden korkarım Allahtan korktuğum kadar Ben Sendeki senleri sevdim Bilirim her şair bir demircidir
Ve de her aldığı nefes Demirden leblebidir
Homurdadıkça körük Etrafa saçılan oynaşan Her kıvılcım Fezada keşfedilmemiş bir gezegendir
Ve Onun gözleri önündedir
Demircinin asıl derdi Güneştir Ve Güneşi zapt etmektir Ve alnında demircinin Boncuk boncuk erimiş demir ter Her biri bir umman,
bir derya eder Kulak ver dinle Arş-ı alaya ulaşan bu ses bu ses Bu sese çekiç sesi mi denir! Dinle Bu sesler
Do- re- mi- fa- sol- la si den sonraki Dokuzuncu ,onuncu notanın sesidir
Demir döven Demir Bilek Demire su veren Çelik Yürek Demir bilek,
Çelik Yürek Kazma Kürek..
Tek heceye ırgattır şair Aşk.
Demir,
kor ateşler içinde kordan kor iken su ver tavdır deniz kase yetmez..
su taşısın karıncalar kavillerince La Fonten’den asılarca önce Atıldığında İbrahim Urfa’da ateşlere Karıncalar karıncalar
REKLAM
REKLAM ALANI

Ağızlarında su taşıyan karıncalar
Karınca kararınca,
katar katar karıncalar
O karıncalar ki; Yazların neşesi cırcır böceğine Kış ortasında kapı önünde Şimdi de biraz oyna demez,
Kapıdan geri çevirmezler
Karıncalar
Yine su taşısınlar
Karınca kararınca Ağızlarında denizlere..
Bu Hal Katran Karası kara gecelerde Kara Toprak Altında Kara gözlü kara karıncanın Göz bebeklerinde Işıktır,
ferdir
Asıl mesele O ferle Karınca gözlerindeki fenerle önünü dününü yarınını görmektir Demir denizi emince,
Demirci hüneriyle Kılıç kınına dar jilet keskinliğinde örs çekiç nağmelerini dinle bu sesler bu sesler,
çekicin örs ile zifafıdır
Bu sesler,
bu ses Do Re Mi Fa Sol La Si den sonraki notanın sesidir
Yar boynu kılıç vurmaz işlemez kan akmaz,
can çıkmaz boş damar ruhsuz beden ben de,
bana has,
bence,
kendimce demir artık demir değildir
Allahım bu nasıl bir bilmece deniz çözer su çözer demir çözer,
çelik de aşk üç harf tek hece vuslatfena fillah mertebe ayrılık işkence çile Demir de benim deniz de su da benim,
kılıçta akmayan kanda çıkmayan can da benim ben senim ben senim ben senim ben senim sen ben misin örs üstü köz,
köz üstü söz döv döv döv söz kabına batır su ver sevda çeliği çıkar örs üstünde örseleme beni en derin anlam anlamsızlıkta ummanlar ortasında Yunus’lardan yardım istedim yüzmeyi değil,
boğulmamayı öğretiler ve en derin deniz kendim gerçeğiyle boğuşurken ben yüzmeyi istedim,
bana uçmayı öğrettiler
Sen benim can içinde konuşan can içinde koşuşan,
çan çiçeğimsin
Gün gelir han yıkılır baykuşlar tüner virane Hancı ölür Eti kemiği börtü böceğe amade An,
Şairin Şerri Şiirle Şerbet ettiği andır Bu an Aklı ziyanda fikri firarda Mavinin Delilik med-cezirlerinde hiçlik mertebesinde Kendi Elleriyle deli gömleğini Biçtiği diktiği giydiği andır..
sen benim imgeler içinde mecazımsın
Anlatabildim mi,
anlayabildin mi,
Hâlâ anlamadıysan Evin yıkılsın,baykuşlar tünesin viranene Akrepler yılanlar yuva yapsın gecelerine..
Cebrail de benim Azrail de Cennet de benim Cehennem de ben seni? ben senim ben senim ben senim sen ben misin seni seviyorum seni seviyorum seni seviyorum seni seviyorum seni seni seni seni seni seviyorum işte Aşk Enel Hak!
Bu eser Demir Leblebi ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 10 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)