Gökyüzünden beyaz şiirler yağıyor Kardeşim Ezel pamuk diyor bunlara Annem ve babam ısrarla yağan şeyin kar olduğunu söylüyorlar ona Ben ise şiir diyorum beyaz şiir Bu kış erken bastırıyor şehrimizi boydan boya beyaza boyuyor Sessiz sessiz yağan kara bakıp iç geçiriyoruz Ezel’le Her yeri doldursak saatlerce kartopu oynasak kardan adam yapsak Ama bu şimdilik mümkün değil Çünkü her yeri dolduracak kadar çok yağmadı kar Belki bu gece biz uyurken boyumuz kadar yağıverir Hey karlara basmayın diye kızgınlıkla dışarıdaki kocaman ayaklı adamlara bağırıyor Onlar karların üzerinde yürüdükçe karlar eriyormuş gibi geliyor bana Geceye kadar karın üzerinde böyle dikkatsizce yürümeyi sürdürürlerse kar asla boyumuza ulaşamayacak Akşam oluyor ve gece iniyor şehrimize uyumadan
önce Ezel’le defalarca kalkıp pencereden sokak lambasının bulunduğu yere bakıyoruz Biz kontrol etmesek ürkek gözlerle arada bir bakmasak karın yağmayacağını biliyoruz Çok şükür az da olsa İnce İnce tozuyor Daha çok yağması ve meleklerin gelmesi için dualar mırıldanarak uyuyoruz O gece çok çabuk geçiyor kardeşim Ezel abi çabuk kalk diye bağırarak uyandırıyor beni Pencereye koşuyorum aman Allah’ım binlerce kardan adam milyonlarca kartopu yapacak kadar kar yağmış Ezel pamukları ilk önce ben gördüm diye övünüyor Ezel’i hak veriyorum ilk ben görseydim ben de övünürdüm.
Annem beni sıkıca giydiriyor ellerime eldivenimi başıma şapkamı boynuma atkımı takıyorum Yumuşacık kar ayaklarımın altında eziliyor Ellerimle dokunuyorum beyazlığa Sonra güzel bir kartopu yapıyorum Bakıyorum arkadaşlarım ileride kartopu oynuyorlar
Bir köşede ellerini ısıtmaya çalışan İdris’e kartopunun nişan alıp fırlatıyorum İdris’in kafasından vuruyorum Seni kurnaz tilki seni diye bana bakarak konuşuyor İdris Acele ile yaptığı kartopunu fırlatıyor bana doğru Ama çevik bir hareketle beyaz bombadan kurtulmayı başarıyorum Ne güzel dua yağıyor değil mi diye soruyor İdris Dua mı? Elbette dua Bilmiyor musun Yoksa her kar tanesi bir melek indiriyor yeryüzüne Gerçekten mi diye hayret etmekten kendimi alamıyorum demek her düşen karım bir meleği var öyle mi? Eğer öyleyse Allah’ımızın milyarlarca trilyonlarca meleği var Bu düşüncemi hemen İdris’e söylüyorum Bunları ben de düşünmüştüm şimdi her yanımız meleklerle çevrili olmalı Etrafa şaşkınlıkla bakıyoruz e tabi onları görmemiz mümkün değil Çünkü melekler görünmezler
Ama sessizce ve ince ince yağan karda onların varlığını hissedebiliriz değil mi? İdris=Elbette diyerek sorumlu cevaplandırıyor Rüzgâra nasıl görmüyor ama varlığını hissediyorsak melekleri de öyle hissetmemiz mümkündür Nasıl bir şey melekler
Nurdan yaratıldıklarını söylemişti bir keresinde öğretmenimiz yemezler içmezler ve uyumazlarmış Görevleri sadece Allah’a şükretmek onun dediklerini yapmakmış Bunlardan başka görevli melekler de varmış tabii Ben dört tanesini biliyorum İdris Mesela Cebrail meleği Peygamberleri Allah’ımızdan vahiy indiren Onun söylediklerini bildiren bir melektir Azrail meleği ölüm meleğidir
Allah’ın emretmesi ile insanların canını alır Mikail meleği tabiat olaylarından sorumludur tıpkı şu an karın yağmasını da olduğu gibi İsrafil meleği var o da kıyamet günü o sur denilen boruya üfleyecek olan melektir O boruya üfler
üflemez
Kıyamet kopacakmış ikinci üflemesinde ise bedenlerimiz mahşer yerinde toplanacakmışız E bu dört melek dışında Cennet ve Cehennemde bekleyen görevli melekler de var ama Diyor İdris Peki diyorum bilgiç bilgiç Senin sağ ve sol omuzlarında duran meleklerden haberin var mı? İdris’in hayretten ağzı açılıyor Bizim sağ ve sol omzumuzda melekler mi var Tabii var Bu meleklere Kiramen Kâtibin melekleri denir Sağ omzumuzdaki melekler iyilik istediğimizde sevapları sol omzumuzdaki meleklerse bir kötülük yaptığımızda günahlarımızı yazar İdris’le uzun bir süredir karın üzerinde durmamıza rağmen üşümüyoruz Haydi diyerek sırtıma bir yumruk indiriyor İdris Şimdi meleklerin indirdikleri kardan güzel bir kardan adam yapalım Bizim evin tam önüne kocaman bir kardan adam yapıyoruz Annemden havuç şapka atkı ve biraz da kömür alıp geliyorum Havucu burnuna şapkayı kafasına atkıyı boynuna kömürleri de yüzüne yapıştırıyoruz göz olarak İşte tamam kardan adamımız hazır Yanımıza gelen arkadaşlarla kardan adamımızın çevresinde çember yapıp Kar yağdır
Allah’ım toprağa güldür Allah’ım tekerlemesini söylüyoruz Akşamleyin eve isteksizce giriyorum Gözüm hala dışarıdaki karda İnşallah melekler
şehrimize inmeye devam ederler
Kardeşim Ezel’e her kar tanesini yeryüzüne bir meleğin indirdiğini söylüyorum Ezel düşünceli düşünceli Karanlığa bakıp dalıyor Sonra birden pencereyi açıyorum Ezel kızım ne yapıyorsun hasta olacaksın diyerek bağırıyor annem Ezel’in pencereden uzaklaşmaya hiç niyeti yok Annemin söyledikleri bir kulağından girip diğer kulağından
çıkıyor Sonra da ağzından
şu kelimeler dökülüyor Meleklerle konuşmak kimseyi hasta etmez ki anne.
Bu eser Melekler Sizin Şehrinize de İnsin ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.