Bahr-i muhabbetde gavvâs olanlar
Elvân-ı eşyâya nazardâr olmaz Feyz-i muhabbeti kalbde bulanlar
Aslâ mâsivâdan haberdâr olmaz Bir âdem bulursa derd-mendini Ârifâne gözler kendi kendini Eğer fark ederse dilde rengini Şöhret ü şân ile nâm-dâr olmaz Hubb-i Hudâ metn-i dile dolmasa Mürg-i hüdâ bâğ-ı güle konmasa Mâsivâ gülleri kalbde solmasa Cânın vermeyince yâr şikâr olmaz Zürra olan yola tohum eker mi Kurumuş ağaçda bülbül öter mi Hak yaptığı bir binâyı söker mi Gönül kıran âdem behredâr olmaz Er olan er kişi öğer mi kendin Mâldâr olan âdem söyler mi nakdin Mürşid-i kâmilin dutmayan pendin Anın da’vâsina i’tibâr olmaz Müflis olan âdem ganî görünür Ehl-i servet endâmına bürünür Âkibet mâr gibi yerde sürünür Bu sıfatlı âdem bahtiyâr olmaz LUTFİYÂ garazkâr olma yamândır Mürüvvetli insân dâru’l-emândır Allah’a sığındım bu ne zemândır Bu cihânda Kur’ân gibi yâr olmaz
Bu eser Bahri Muhabbetde ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.