Mâh-ı Muharrem oldu şafaktan
çıkup kamer Kubbe-i âsumânın meyânı âteş-kemer Ser-i seâdet-i seyyidin kasdına düşüp Yezîd-i bed-menîşin derûnu dolup zeher Gülistân-ı risâlet gülüne olan cefâ Evlâd-ı Mustafa’ya eder miydi kefer Ciğer-kûşe-i Ahmed o perver-i Muhammed Huseyn-i Kerbelâ’dır dü-dîde-i Peygamber Evlâd-ı Zehrâ nûr-i hüdâ ma’den-i kerem Meydân-ı Kerbelâ’ya açup gitti bâl ü per Âl-i abâ risâlet gülistânı gülleri Döküldü hâke düşdü kana boyandı gülber Haremgâh-ı Huseyn’i diler leşker-i Yezîd Pây-mâl eyleyeler
Yezid’e gide haber Şehzâdeler birikdi Huseyn ile görüşdü Niyâz ede Allah’a Hak’dan ola bir zafer Evlâd-ı Âl-i abâ feryâd eder Huseyn’e Bir su yetişmez ise gider candaki güher Feryâda düşdü o dem felekler de melekler
LUTFÎ dehr görmedi kimse zulmü bu kadar.
Bu eser Mahı Muharrem Oldu ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.