Ey nice selatînler zebûnu dervişlerin.
Dervişlerin halleri,
Hak’a gider yolları,
Arş’da na’lin döndürdü Üveys’i dervişlerin.
Resûl ağda Mirac’a,
nazar eyledi hoca,
Görün görün kim nice,
vasfını dervişlerin.
Arş’tan döndü Mustafa,
anda ashâb-ı safa,
Dinledi sözlerini,
sır sözü dervişlerin.
Resûl indi tapuya,
elin vurdu kapıya,
Dediler kimsin ona,
miskini dervişlerin.
Resûl girdi içeri,
yârenler durdu örü Âşıklar didâr gördü,
visâlin dervişlerin.
Resûl dedi ey Kayyum,
bunlar acayip kavim,
Sır denizi kılmışsın gönlünü dervişlerin.
Bunlara benim dedim,
bunlara benin dedim,
Unutturdum malını gencini dervişlerin.
Dervîşlik bir pîşedir,
harkacığı mişedir,
Çok cânâvarlar yürür donunda dervişlerin.
Miskin Yunus n’eylesin,
nice bir şerh eylesin,
Âşıktır kul söylesin vasfını dervişlerin.
Bu eser Dervişler Gönlü Safa ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.