Ey gönül bak kâinâta gör cihânın hâlini Âhir olmuşdur semânın vâdesi gözle bunu Zirâ çok dürlü alâmet zâhir oldu bir birin Maşrık u mağrib arası geydi cehlin zülmünü Fakîrin hâlin sorarsan pür-şikâyet Tanrı’dan Hırs u nefsin iğvâsıyla şeytân almış sabrını Hubb-ı dünyâ balçığıyla yapdı hayrın kapısın
Kaplamışdır hırs u gaflet ağniyânın gönlüni Âlimin ilmin sorarsan şöyledir bahsi müdâm Ebced öğrense bir oğlan satmak ister ilmini Hırs-ı dünyânın elinden bak mürîdin cengine Açmak isterler meşâyıh perdesinden sırrını Pîrlerin gönlünde yokdur hergiz ölüm korkusu Sanki şol hubb-ı zamândır gözler isen kavlini Ne hatunlarda hayâ var ne kız-oğlanda edeb Ne yiğitlerde kemâlât var göreler fi’lini Mescidin kapılarına yapdı evler ankebût Çün cemâat yok imâmun te’sîr eylemez
ünü Pâdişâhlar dürdü adlin defterin yakdı oda Saçdılar beğler hakîmler halka zulmün odunu Zulm ü gafletden cihân uş tutuşup par par yanar Gussasından  kimse bilmez kimsenin ahvâlini Ârif olan bildi iblîs çerisinin cengini Her kişinin üstüne kıldı havâle cehlini Fâil-i mutlakdır ol Hakk kün fe-kân emrindedir
Her ne isterse kılar ol kimse yıkmaz hükmünü Lutf anındır kahr anındır derd anın dermân anın Lutf içün kıldı havâle kullarına kahrını Ey Sinan Ümmî nazar kıl olma tevhîdden cüdâ Pâdişâhlar pâdişâhı pek bilir ef’âlin
Bu eser Ey Gönül Bak Kainata ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.