Bir sancak altında kaç milyon insan,
Ne tenleri benzer,
ne dilde lisan… Olmuşlar
Tek yürek,
tek beden de can; İnsanlığı gördüm.Beytullah’ta ben…
Sînelerde alev,
ne kül ne duman,
Dillerde bir soru “Vuslat ne zaman? Cehennem söndürür,
böylesi îman… Aşk ne imiş gördüm.Beytullah’ta ben.
Rabb’in o davetli misafirleri; Doldurmuş,
Mekke’de her karış yeri.
Dillerinde dinmez,
“LEBBEYK” sesleri,
Arş’a yollar gördüm.Beytullah’ta ben.
Bir damla misali,
kapılmış sele; Zengin,
fakir,
paşa,
nefer elele… Yan yana secd’eder,
sultanla köle; Mahşerle tanıştım.Beytullah’ta ben.
İbrahim Makâmı,
sultan sofrası; Sunulur herkese,
bir kevser tası… Bir cennet şöleni,
perde arkası,
Ne sahneler gördüm.Beytullah’ta ben.
Dağlar,
taşlar,
vecde gelmiş kavrulur,
Kum tanesi,
“Allah” diye savrulur… Göz nereye baksa,
Rahman’ı bulur,
Ne zikirler duydum.Beytullah’ta ben.
Bir zaman derdim ki “Yâ Rabbî neden,
Bir daha istiyor,
bir kere giden?” Meğer bilemezmiş,
insan gitmeden; Aldım cevabımı.Beytullah’ta ben.
Gördüm ki; bu dünya bir oyalanma,
Halime bakıp da,
mutluyum sanma.
Bedenim Kâbe’den uzakta amma Gönlümü bıraktım.Beytullah’ta ben.
Bu eser Beytullahta Ben ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.