Yeni bir afyondur yenen her lokma Biber Avrupalı,
tuz Avrupalı.
Gülücükler sahte,
kirpikler takma Dudak Avrupalı,
göz Avrupalı.
Bebeklikte benliğini yitiren Tepe tepe tepemizde oturan Bizi çıkmazlara alıp götüren Ayak Avrupalı,
iz Avrupalı.
Birisi diskoda içer,
kıvırır Birisi kulüpte konken çevirir Yapmasını bilmez,
yıkar devirir Ana Avrupalı,
kız Avrupalı.
Kalıba uydurdu uyduklarımız Yazmakla bitmez ki duyduklarımız Paris modasıdır giydiklerimiz Astar Avrupalı,
yüz Avrupalı.
En mahrem yerlerin kalktı örtüsü Beş santim tırnaktır ellerin süsü Bütün bunlar medenîlik ölçüsü Cilve Avrupalı,
naz Avrupalı.
İster sâri deyin,
isterse irsî,
Büyük revaç buldu makbulün tersi Duyduğumuz ‘okey,
adiyö,
mersi’ Ağız Avrupalı,
söz Avrupalı.
Her gün karşımıza on zıpır çıkar Bağırır-çağırır,
devirir yıkar
Dinler kulağımız,
gözümüz bakar Sürü Avrupalı,
yoz Avrupalı.
Başımız ayıkmaz binlerce halttan
Örf,
adet gemimiz delindi alttan
Analar Muğla’dan,
Van’dan,
Tokat’tan Bebek Avrupalı,
bez Avrupalı.
Sahnede ekranda hıyar dinleriz
Deliye,
densize uyar dinleriz
Saçma çığlıkları duyar dinleriz
Şarkı Avrupalı,
saz Avrupalı.
Herkes soyunuyor,
açılmıyor ki Sokakta boynuzdan geçilmiyor ki Müslüman gâvurdan seçilmiyor ki Şekil Avrupalı,
poz Avrupalı.
‘Türklük bu mu? ‘ desem ‘bu’ diyecekler
Şampanyayı sorsam ‘su’ diyecekler
Bir gün kökümüze ‘hu’ diyecekler
Kabuk Avrupalı,
öz Avrupalı.
Bu eser Benzettiler ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.