Bunca mektep bitirmişsin gayretle; Cehlin bâki kalmış..
Gördüm hayretle.
Değil böyle,
alay etmek âyetle; Ağlardın..
Durmadan hüsrânına sen,
Küfrün bedelini,
bir bilebilsen !
Ne gaflet..
İslâm’a teslim olmamak,
O nûr denizinde,
vecde dalmamak.
Değil,
beş vakitte namaz kılmamak; Bir ömür secdeye kapanırdın sen,
Mahşer dehşetini,
bir bilebilsen !
Dilinde çağdaşlık(!) efsâneleri,
Gezerken,
o “entel” meyhaneleri; Böyle hoş gelmezdi,
saz nağmeleri,
Kırardın..
O süslü kadehleri sen,
Kevser lezzetini,
bir bilebilsen !
Aşında bir damla,
ne ter,
ne emek,
Nerden bileceksin,
“helâl” ne demek.
Değil fâiz denen,
ateşten yemek; Bin lûtuf sayardın,
fakirliği sen,
Servet vebâlini,
bir bilebilsen !
Oğlun,
bir kumarbaz,
esrar da caba,
Kızın,
sokaklarda sığmıyor kaba.
Ey Kur’ân câhili,
şuursuz baba; Bu ihânetinden,
ürperirdin sen,
Kur’ân’ın hükmünü bir bilebilsen !
O yaşlı ananda,
tutmuyor dizler,
Bir tas çorba versen,
nemlenir gözler.
Değil ona hergün,
iğneli sözler; Taşırdın sırtında..
Bin yıl bile sen,
Cennet müjdesini,
bir bilebilsen !
Ey şükür fakiri,
doyumsuz insan,
Bilsen ki nankörlük,
ne büyük hüsrân.
Değil,
bu sayısız nîmete küfrân; Öperdin..
O kuru ekmekleri sen,
Kerem Sahibini,
bir bilebilsen !
Bu eser Bir Bilebilsen ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.