Müslümanlar girmiş,
yetmiş üç yola; Kimi gider sağa,
kimi de sola,
Allah’a giden yol,
hangisi ola? Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Bir hadîsle vermiş,
Yüce Peygamber,
Yetmiş üç fırkadan,
ümmete haber.
Acep,
hangi fırka Hakk’ça mûteber? Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Cehennem tellalı,
bir kısım câhil,
Câhile,
âlimin sahtesi dâhil.
Ararsan,
bu azgın denizde sâhil; Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Temeli zorluyor,
zorbanın kolu,
Çatıda,
dil bilmez tercüman dolu.
Nasıldır,
İslâm’a hizmetin yolu? Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Kimi; zengin amma,
gönlü fukara,
Olmuş sanki hâşâ,
kıblesi para.
Ne yapar insanı,
şirk denen yara? Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Kimi; nefsin putlarıyla avunur; “Kalbim temiz” diye,
durmaz savunur.
Oysa; temiz kalpte,
neler bulunur? Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Kimi; son nefeste düşer hayrete; “Eyvah! ” diye girer,
boşa gayrete.
Kur’ân-ı Kerîm’de,
nice âyete,
Gaflet ne demektir,
sor da söylesin.
Kimi var; İslâm’ı söyler de dili,
Bir türlü uzanmaz,
zekâta eli.
Nedir,
kul hakkının âhir bedeli? Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Bil ki; temelinde yoksa adâlet,
O mülkün zerresi,
haramdır elbet.
Hak mıdır,
zekâtı gasbeden servet? Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Ameli,
ilmine ters düşen âlim,
Halkı ettirse de,
ilmiyle tâlim; Allah nazarında,
olur mu sâlim? Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Müslüman; iffete bedel biçer mi? Zillet kapısından,ölse geçer mi? Minnet için,
Hakk’tan gayrı seçer mi? Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Gör ki; neyler,
o Muhammed fırkası; Kırk kez ölçer,
bir kez biçer makası,
Kolay mı dikilir,
ihlâs hırkası? Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Rabb’im,
ışık tutar kulun yoluna,
İster ki; cennetler kolay buluna,
Mevlâ zulmeder mi,
bir tek kuluna? Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Ne mümkün,
Tevhîd’i inkârla bölmek,
İlim dağlarını zulümle delmek.
Mümkün mü,
bir küçük harfini silmek,
Kur’ân-ı Kerîm’e,
sor da söylesin.
Bu eser Kur'an'ı Kerim'e Sor da Söylesin ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.