Bütün dünyaya küskündüm,
dün akşam pek bunalmıştım; Nihayet,
bir zaman kırlarda gezmiş,
köyde kalmıştım.
Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı; Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.
Aman ya Rab aman ya Rab aman ya Rab aman ya Rab Işık yok,
yolcu yok,
ses yok,
bütün hilkat kesilmiş lâl… Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.
Ne muhrik nağmeler,
yâ Rab,
ne mevcâmevc demlerdi Ağaçlar,
taşlar
ürpermişti,
güya Sûr-i Mahşerdi! Bugün bir yemyeşil vadi,
yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin,
hânümânın şen,
için şen,
kâinatın şen.
Aman ya Rab aman ya Rab aman ya Rab aman ya Rab Eşin var,
âşiyânın var,
bahârın var,
ki beklerdin; Kıyâmetler koparmak neydi,
ey bülbül,
nedir derdin? O zümrüt tahta kondun,
bir semâvî saltanat kurdun; Cihânın yurdu hep çiğnense,
çiğnenmez senin yurdun.
Bu eser Bülbül ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.