Yem konulmuş bin çukur açmış ağız,
Yem arar aç gözlü gâfil kuşlarız.
Cümlemiz olsak da Ankâ adlı kuş Yok tuzaklardan bizimçin kurtuluş.
Ey tuzaktan kurtaran Allahımız Yükselir her bir tuzaktan
âhımız.
Önce buğday topladık ambarlara Baktık ambarlar boşalmış bir ara.
Buğday eksik hîlesinden farenin Lakin idrâk etmeyiz eksik niçin? Fare her gün durmadan deldikçe kap Hilesinden oldu ambarlar harap.
Önce kurtul hilesinden farenin Gayret et dolsun boşalmış mahzenin.
Bak ne der peygamber âgâh ol biraz “İç huzursuz olsa eksiktir namaz.” Fare yok ambarda zannından sakın Nerde kırk yıllık ibadet buğdayın.
Toplanıp bir bir ibadet tanesi Ambarın dolmaz niçin her hânesi? Sıçratır çakmak ateş yıldızları Bir gönüldür çekmiş almış bunları.
Sinsi hain bir karanlık hırsızı Söndürür parmak basıp her yıldızı.
Kastı bundan,
âlem aydınlanmasın
Bir ışık âlemde asla yanmasın.
Tanrım! ersin yardımın birdenbire Bin tuzak kâr etmez artık bizlere.
Yardımın olmazsa,
bizlerden uzak Korkumuz yok,
her yer olsun bir tuzak.
Ten tuzaktır,
ruhumuz av,
böylece Ruhu Rabbim kurtarırsın her gece.
Ayrılıp ruhlar kafesten böylece Kurtulup serbest olurlar her gece.
Sanki yok mahkuma zindân uykuda,
Saltanatsız sanki Sultan,
uykuda.
Yok uyurken kâr ziyân endişesi,
Yok falan yahut filân endişesi.
Uykusuz olsun veyahut uykulu,
Böyledir hep Rabbin ârif bir kulu.
Dünyevi işlerde ârif uykuda,
Bir kalem arif,
ve bir katip Hûda.
Göz arar görmezse şâyet kâtibi,
Zanneder bizzat kalem yazmış gibi.
Halka ârif hali sunmuşken Hûda Gör ki ancak zevk için halk uykuda.
Bir uzak sahraya gitmiş canları,
Dinlenir ruhuyla birlik tenleri.
Bir tuzak kurmuşsun ey Rabbim yine Ruh ararken yem,
girer tekrar tene.
Her sabah derken ışıklar merhaba,
Çırpınır arz adlı altun akbaba.
Emreder Rab her sabah candan
öte,
Ruh akar can aleminden surete.
Ruha ten isminde gömlek giydirir,
Cisme ruh isminde bir yük bindirir.
Can atından
Rab söker akşam eyer,
Kardeşiymiş uykunun ölmek meğer.
Uykulardan sonra ruh dönsün diye,
Ruhu Allah iple bağlar gövdeye.
Ruhu,
ip durmaz
çeker,
tenden yana Dönsün otlaktan deyip ev,
barkına.
Keşke bir Âshab-ı Kehf olsaydı ruh,
Bir vapur olsaydı ruh,
kaptan da Nuh.
Kurtulurmuş göz,
kulak ancak o gün,
Hep ayık olmak selinden büsbütün.
Bir düşün Rabbin be hey gafil kulu! Bilmedik,
Ashâb-ı Kehf etraf dolu.
Mağra inler,dost alır Onlarla tat,
Sende göz görmez,
kulak duymaz fakat…
Bu eser Ambarda Fare Yok Zannından Sakın ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.