Tûr-i cisme çıkmayan mestûr kitâbı bilmedi Bahr-i mescûr-i muhit deryâ-yı ummândır gönül Öyle bir deryâ ki deryâlar anın bir katresi Kâinât bir zerredir hurşîd-i rahşândır gönül Vüs‘atı arz u semâvâtı geçen cennet nedir Gönlüne gir kim tecelligâh-ı Subhân’dır gönül Câmi‘ü’l-esmâ sıfât kendi sıfatının bilmeyen Ol ne bilsin mecma‘i mahlûka bir kândır gönül Variyetde âriyet sırrı tahakkuk etmeden “Kenz-i lâ-yefnâ” bilinmez mahz-ı zindândır gönül Enfüs ü âfâkda âyâtın görüp Hakk’ı bulan Bu merâyâda “likâullâh”a hayrândır gönül Ârif-i kalb olmayan vâkıf değil Mevlâsına Cennetü’l-me‘vâ içinde anda pinhândır gönül Unsurî idrâke sığmaz mâcerâ-yı akl-ı kül Mâverâ-yı aklda dergâh-ı insândır gönül Gâh olur bir dilberin zencîr-i zülfünde esîr Gâhi küllî âleme hâkim Süleymân’dır gönül Terk-i zan kat’-i izâfât etmeden mahv-ı vücûd Ol ne bilsin mahzen-i esrâr-ı Yezdân’dır gönül Sıdk u hizmetle “ulü’l-elbâb”a dâhil olmayan Zâhir olmaz sînesinde lübb-i Kur‘ân’dır gönül Gâhi mihnet gâhi izzet gah zelîl ü geh alîl Gâhi cümle âleme eltâf u ihsândır gönül “Sûre-i Necm”in ne bilsin ehl-i ırz tefsîrini “Kâbe-kavseyn” remzine tefsîr-i Tıbyân’dır gönül Her nefeste duymayan “ikra’-kitâbek” sırrını Bilmez ol ümmü’l-kitâbı kevn-ü Furkân’dır gönül “Hayy u Kayyûm” sırrını serde emânet bilmeyen Bilmez ol esrâr-ı Hakk’a bir nigehbândır gönül Olalı mehcûr gönülden kalalı âmâ garîb Ey Kemâlî derd ile her bâr nâlândır gönül
Bu eser Gönül ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.