Sevinç sevinç berrak Ve yıldız yıldız parlak Bir dağ pınarı Üstünde beyaz bulutların Ve kuytusunda bir yeşil yamacın Aziz ruhlar sallamış beşiğini Veda edip çocuk tazeliğiyle bulutlara Raks eder gibi iner mermer kayalara Haykırır sevincini semalara Dağ geçitlerinde Önüne katar renk renk çakılları Ve bağrına basar kardeş pınarları Çiçeklenir ayak bastığı yerler
Ve nefesiyle yeşerir çimenler
Yoldaşı olur şimdi ırmaklar
Ovaları doldurur gümüş ışıklar
Bir ses yükselir pınarlardan “Kardeş ayırma bizleri koynundan,
kollarını açmış bekliyor Yaradan.
Yoksa bizi çölün kumları yutacak Güneş kanımızı yoksa kurutacak Kardeş,Dağların ırmaklarını,
Kardeş ovanın ırmaklarını Kardeş hepimizi alıp koynuna Eriştir bizi Yüce Rabbine Kardeş ayırma bizleri koynundan,
kollarını açmış bekliyor Yaradan.
Yoksa bizi çölün kumları yutacak Güneş kanımızı yoksa kurutacak Kardeş,Dağların ırmaklarını,
Kardeş ovanın ırmaklarını Kardeş hepimizi alıp koynuna Eriştir bizi Yüce Rabbine Peki,
der,
dağ pınarı Kendinde toplar bütün pınarları Ve haşmetle kabarır göğsü,
kolları Ülkeler açılır uğradığı yerlerde Yeni şehirler doğar enginlerde Kulelerin alev zirvelerini Ve haşmetli mermer saraylarını Bırakıp arkasında Yürür mukadder yolunda Dalgalanır başının üstünde binlerce bayrak Evlâtlarını RABBİNE ulaştırarak Karışır İlahi ummana coşarak!
Bu eser Yakarış ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.