Mezar topraktan bir çukur sanma huzur-u mahşerin giriş kapısı kapısı Ne döşek var ne yastık var ne yorgan birkaç çalı iki taştan yapısı yapısı Gece demez gündüz demez kış demez bir garip çilekâr mezar taşları Sadık bekçin senden bir şey istemez insandan vefakâr mezar taşları bazısının yosun tutmuş başları
Delilsiz savcı rüşvetsiz hâkim soracaklar
Rabbim kimdir diye Münkir Melekler gardiyan sense bir mahkûm olursun ebedi ahret mahpusu şefaat ya Resulallah Yazar sinesinde saklar yaşımı anamı babamı hem kardaşımı kıyamete kadar bekler başını Benden de cefakâr mezar taşları bazısının yosun tutmuş başları
Vay be yalan dünya aldandım sana ecel rağbet kıldı emanet cana Çalıştım kazandım döndüm üryana kefen imiş sermayenin hepisi hepisi Acımın sırrını ele duyurmaz anam babam bile böyle kayırmaz
Padişahla dilenciyi ayırmaz hepsine hizmetkâr mezar taşları bazısının yosun tutmuş başları
Bu eser Mezar Taşları ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.