Seccaden Kumlardı

Eser Seccaden Kumlardı
Söyleyen İbrahim Sadri
Kategori İlahi
İstatistik 3,745 Görüntülenme
Etiketler #İbrahim Sadri#ilahi#Seccaden Kumlardı
Devirlerden diyarlardan
Gelip göklerde buluşan Ezanların vardı Mescit mü’min minber mü’min Taşardı kubbelerden Tekbir Dolardı kubbelere “âmin” Ve mübarek geceler dualarımız Geri gelmeyen dualardı Geceler ki pırıl pırıl kandillerin yanardı Kapına gelenler ya Muhammed Uzaktan yakından
Mü’min döndüler kapından
Besmele ekmeğimizin bereketiydi İki dünyada aziz ümmet; Muhammed ümmetiydi Konsun yine pervazlara güvercinler “Hu hu” lara karışsın
âminler
Mübarek akşamdır; Gelin ey Fâtihalar
Yâsinler
Şimdi seni ananlar anıyor ağlar gibi Ey yetimler yetimi ey garipler garibi; Düşkünlerin kanadıydın yoksulların sahibi Nerde kaldın ey Resul Nerde kaldın ey Nebi? Günler ne günlerdi ya Muhammed Çağlar ne çağlardı Daha dünyaya gelmeden Mü’minlerin vardı Ve bir gün ki gaflet çöller kadardı Halîme’nin kucağında Abdullah’ın yetimi Âmine’nin emaneti ağlardı Hatice’nin goncası Aişe’nin gülüydün Ümmetinin gözbebeği göklerin resulüydün Elçi geldin elçiler gönderdin Ruhunu Allah’a elini ümmetine verdin Beşiğin yurdun yuvan Mekke’de bunalırsan Medine’ye göçerdin Biz bu dünyadan nereye göçelim ya Muhammed? Yeryüzünde riyâ inkâr hıyanet Altın devrini yaşıyor Diller sayfalar satırlar “Ebu Leheb öldü” diyorlar
Ebû Leheb ölmedi ya Muhammed Ebû Cehil kıtalar dolaşıyor Neler duydu şu dünyada Mevlidine hayran kulaklarımız; Ne adlar ezberledi ey Nebî Adına alışkın dudaklarımız Artık yolunu bilmiyor; Artık yolunu unuttu ayaklarımız Kâbe’ne siyahlar yakışmamıştır ya Muhammed Bugünkü kadar Neler duydu şu dünyada Mevlidine hayran kulaklarımız; Ne adlar ezberledi ey Nebî Adına alışkın dudaklarımız Artık yolunu bilmiyor; Artık yolunu unuttu ayaklarımız Kâbe’ne siyahlar yakışmamıştır ya Muhammed Bugünkü kadar Hased gururla savaşta; Gurur Kafdağı’nda derebeyi Onu da yaralarlar kanadından
REKLAM
REKLAM ALANI

Gelse bir şefkat meleği İyiliğin türbesine türbedâr oldu iyi Vicdanlar sakat çıkmadan yarına İyilikler getir güzellikler getir Âdemoğullarına Şu gördüğün duvarlar ki Kimi Tâif’tir kimi Hayber’dir Fethedemedik yâ Muhammed senelerdir
Ne doğruluk ne doğru; Ne iyilik ne iyi Bahçende en güzel dal Unuttu yemiş vermeyi Günahın kursağında haramların peteği Bayram yaptı yabanlar; Semâve’yi boşaltıp Sâve’yi dolduranlar
Atını hendeklerden bir atlayışta aşırdı aşıranlar
Ağlasın
Yesrib ağlasın
Selman’lar Gözleri perdeleyen toprak Yüzlere serptiğin topraktı Yere dökülmeyecekti ey Nebî Yabanların gözünde kalacaktı Konsun yine pervazlara güvercinler “Hu hu” lara karışsın
âminler
Mübarek akşamdır; gelin ey Fatihalar
Yasinler
Yüreklerden taşsın
Yine imanlar
Itrî bestelesin
Tekbir’ini; Evliya okusun Kur’ân’lar Ve Kur’ân-ı göz nuruyla çoğaltsın
Kayışzâde Osman’lar Na’tını Galip yazsın
Mevlid’ini Süleyman’lar Sütunları kemerleri kubbeleriyle Geri gelsin
Sinan’lar Çarpılsın hakikat niyetine Cenaze namazı kıldıranlar
Gel ey Muhammed bahardır
Dudaklar ardında saklı Âminlerimiz vardır
Hacdan döner gibi gel; Mirâc’dan iner gibi gel; Bekliyoruz yıllardır
Bulutlar kanat rüzgâr kanat; Hızır kanat Cibril kanat; Nisan kanat bahar kanat; Ayetlerini ezber bilen yapraklar kanat Açılsın göklerin kapıları Açılsın perdeler kat kat Çöllere dökülsün yıldızlar; Dizilsin yollarına yetimler günahsızlar
Çöl gecelerinden yanık Türküler yapan kızlar
Sancağını saçlarıyla dokusun; Bilâl-i Habeşî sustuysa Ezanlarını Dâvûd okusun Konsun yine pervazlara güvercinler “Hu hu” lara karışsın
âminler
Mübarek akşamdır; gelin ey Fatihalar
Yasinler
Bu eser Seccaden Kumlardı ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 10 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)