Dinleniz benden bunu ey dostân Tâ ki nakl idem bir a’lâ dâsitân Kim bilesiz kimdir ol sultân-ı dîn Cümle ‘ilmin mahzeni ol hân-ı dîn Çün yaradıldı zemîn ü âsümân Yerler alçak gökler a’lâ sâye-bân İtdi gök yere hakâretle nazar Didi ana ey zemîn-i muhtekâr Nice a’lâdır benim gör hilkatim Dahi nûrânî olupdur hil’atim Hilkatin alçak senin rûyin siyâh Hisset-i tab’ ile olmuşsun tebâh Bendedir rûhâniyân kerrûbiyân Sendedir hep fâsıkân ü âşiyân Gerçi ni’metler eder senden zuhûr Lîk bendendir ana hep neşv ü nûr Bitmez idi sende benden yağmasa Çeşmeler akmazdı benden inmese Bendedir yıldızlar ile âfitâb Benden iner sana nûr-ı mâhitâb Benden irmese sana nûr-ı ziyâ Tâ ebed zulmetde idin bî-mirâ Bendedir seyyâre ile sâbitât Benden inmişdir yere hem beyyinât Benden inmeseydi âyât-ı kitâb Cehl-i küfr ile olaydın sen harâb Bendedir cümle melâik bî-kusûr Hakk’a tâ’at üzredirler bî-fütûr Kimisi sâcid kimi kâim-durur Her neye me’mûr ise dâim-durur Ekseri fısk ehlidir sükkânının Bil metâ’ın neydigin dükkânının ‘Arş ü kürsî bendedir levh u kalem Kankısı var söyle sende tâ bilem Yer işitdi bu hitâbı oldu lâl Hacletinden sâkit oldu gitti kâl Hüccet ile sâbit oldu ihtikâr Meskenet bâbında pes tutdu karâr İtdi yer alçaklığına i’tirâf Gör neler virdi ana ol Rabb-i ‘âf Ol zamân irdi ki ol nûr-ı kıdem Bu zemînin üstüne basa kadem Yer ü gök ehline düşdü gulgule İrdi hamd ile senâsı her dile Müjd’irişdi bu cihâna ser-be-ser Yeryüzüne konar ol hayrü’l-beşer Pes hitâb itdi o dem Rabb-i Mu’în Muştulukdur sana ey arz-ı mehîn Meskenetle çünkü ettin iftikâr Bana hoş geldi sükûtun olma zâr Sana bir ‘izzet müyesser eyledim Sana bir devlet mukadder eyledim Kim müyesser olmadı hiç kimseye Ne semâvât ü ne ‘arş ü kürsiye Ol habîbime sen olursun mekân Kim anınçün oldu emr-i kün fe kân Yok-durur halkımda andan muhterem Mebde’-i halkımdır ol kân-ı kerem Olmasa ol yaradılmazdı felek Olmaz idi ins ile cinn ü melek ‘Arş u kürsî bunun için oldu vâr Anın için oldu eşyâ âşikâr Lutf-ı rûzundan güneş bir lem’adır Fazl-ı leylinden kamer bir şem’adır Ol habîbim eşiğinde rûz u şeb İki çâkerdir yelerler bâ-edeb ‘İzzeti bâbından anın âfitâb Bir kalaylı mıh başıdır der-hisâb Nisbet olsa nakd-i fazlına kamer Bir muzahref akçedir anla haber Bu sa’âdet sana besdir ey zemîn Kim yakîndir sana konar ol Emîn Ol senin üstünde eder da’veti Kim geri sana olısar ‘avdeti Ol senin üstünde kılısar namâz Ol senin üstünde bulur ‘izz ü nâz Ol senin zahrında ediser gazâ Bulısardır sende ol ni’me’l-cezâ Dikiserdir sende İslâm sancağın Bulısardır sende İslâm revnağın Ümmet olısar ana hayrü’l-ümem Ana ensâr olısar ehl-i himem Yapısardır sende ol mi’mâr-ı dîn Bi’t-tamâm İslâm binâsını metîn Günde beş kez sende okunur ezân Kılısardır beş namâzı ba’d-ez-ân Gök işitdi bu cevâbı itdi reşk Ebr-i gamdan anın için dökdü eşk Bu sebebden gama düşdü âsümân Ana rahm edüp didi ol Müste’ân Ey mahall-i aksâm çekme nedem Ol habîbim sana da basar kadem Anı da’vet eyleyem mi’râc ide Yümn ile eflâkimi minhâc ide Bu haberlerden ne duydun ey cüvân Anladın mı kimdir ol Fahr-ı Cihân Hâk-i na’line çeker ‘arş iştiyâk Sen niçün yolında çekmezsin
şikâk İttibâ’ it sünnet-i garrâsına Sıdk ile gir şir’at-i ‘ulyâsına Tut tevâzû’ dâmenin misl-i zemîn Hubb-i Ahmed ola sadrında hemîn Meskenetle gör ne ‘izzet buldu hâk Kibr ile ırzın libâsın etme çâk ‘İzzete irdi mehîn iken zemîn ‘İzzet ehli kibr ile olur mehîn Ger bu söz denile tâ yevmü’l-kıyâm Hak budur bir harfi olmaya tamâm Olmak istersen
Habîb’e âşinâ Ver salâtı bul anınla rûşenâ Başla söze söyle bir şîrîn makâl Tûtî vü bülbül ola ol söze lâl Cem’ olupdur bunda çün ‘âşıkları Muntazırdır ol şehin tâlibleri Söyle ol Fahr-ı Cihân’ın mevlidin Nice geldi bunda ol mi’mâr-ı dîn Yak vücûdun micmerinde hoş buhûr Ol kokudan bula dîn ehli sürûr Saç dehânın şîşesinden bir gül-âb Tâ deminden revnak alsın müşk-i nâb Ver bize şîrîn haberden tayyibât Tâ bile mikdârını kand-ı nebât Hem suna zerrîn kadeh peymânesi Ola ol nev-goncanın âvâresi Çün yakîn oldu ki ol mehrû doğa Matla’ından zâhir oldu şa’şa’a Anasından itdi ol envâr sutû’ Nitekim şems öyledir kable’t-tulû’ Gelmeden ‘âlemlere verdi ziyâ Gör nice rahmet-dürür ol Mustafâ Bu cihâna düşdü pes sıyt u sadâ Kim bu gece doğar ol şems-i hüdâ Cennet içre irdi rıdvâna haber Hem cehennem mâlikine irdi bu Heybetin ref’ eyleyüp örte tamu Bu gice irsin şeyâtîne rücûm Çıkmayup göklere çeksinler hümûm Bu gice hem bütler olsun ser-nigûn Hâlini bilsin o kavm-i müşrikûn Âmine Hâtun der ol hayrü’n-nisâ Ol gice kim doğdu ol hayrü’l-verâ Dir idi taş hem ağaçlar merhabâ Merhabâ ey Fahr-ı ‘Âlem merhabâ Merhabâ ey ‘âsî ümmet melcei Merhabâ ey nûr-ı ‘âlem merhabâ Merhabâ ey server-i dünyâ vü dîn Merhabâ ey fahr-i ‘âlem merhabâ Âsitânından umarlar hep ‘atâ Müznib ü mağfûr-ı ‘âlem merhabâ Hazretinle iriserler kurbete Ey nice mehcûr-ı ‘âlem merhabâ Yümn-i îmân ile çok ehl-i şekâ Olısar mesrûr-ı ‘âlem merhabâ Niceler büthâneden sıddîk ola Keşf ola mestûr-ı ‘âlem merhabâ Ey ‘aceb büthâne iken nice beyt Olısar mescûd-ı ‘âlem merhabâ Makdeminle bulısar berd-i yakîn Küfr ile mahrûr-ı ‘âlem merhabâ Sâye-i lutfunla nice hâmilîn Olalar meşhûr-ı ‘âlem merhabâ Sana tâbi’ olmayan gerden-keşân Olısar makhûr-ı ‘âlem merhabâ Olmak istersen
Habîb’e âşinâ Ver salâtı bul anınla rûşenâ Didi hem bir kimse verdi hoş selâm Görmedim yüzünü söylerdi kelâm Kim bu gice doğısar bir tıfl-ı pâk Pâyine ruhsâr-ı şehler ola hâk Mâye-i devletdir ol sultân-ı dîn Sâye-i izzet-dürür ol hân-ı dîn Muştuluk senden doğar ol tıfl-ı cân Gelmesine muntazır kerrûbiyân Adını anın Muhammed koysalar
Ana cândan hizmet etsin dâyeler Mazhar-ı Hakk’dır o tıfl-ı nâzenîn Ana hâdim ola Cibrîl-i Emîn Gitdi ol kimse geri feth oldu bâb İki hâtun geldi misl-i âfitâb Birisi Meryem birisi Âsiye İtdiler rıfk ile bana tehniye Didiler devletli başın vâr imiş Tâliin mes’ûd ü bahtın yâr imiş Kim doğar senden o fahrü’l-enbiyâ Zulmet iken bulısar ‘âlem ziyâ Çün yakîn oldu gele ol yâr-ı dîn Ohşadılar anı dahi gelmeden Pes harâret gâlib oldu cânıma İkisi oturdu iki yânıma Virdiler bir kâse ile şerbeti İçdim andan ben zülâl-i hikmeti Nûra gark oldum anı içdikte ben Râhat oldum çekmedim hergiz mihen Geldi bir murg-ı ilâhî ol zamân Arkamı sığadı oldum şâdumân Doğdu sâ’atde ol hayrü’l-enâm Dur ayağa kıl Habîb’e ihtirâm Tala’a’ş-şemsü ‘alâ hayri’l-ümem Kad tevellâ hâriben minhe’z-zulem Ebşirû ‘uşşâka nûri’l-Mustafâ Verkusû lillâhi yâ ehle’l-himem
Bu eser Hikayei Diger Fi Fazlin Nebi ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.