Bu dünyanın gurbetinden ölse olmaz Şuurunu kaybedip onun bağrı yanık olur Haya gidip perdesini dürse olmaz Bu dünyanın eğlencesinden geçen kişi Başıboş yürür dinmeden akar gözden yaşı Aşık olup şaşkın yürür yaz ve kışı Vahşi gibi elden çıkar yürüse olmaz Gece-gündüz gözde yaşı pınar eyleyen Feryad edip seherlerde aşık olan Bağrını deşip dört dövünüp feryad eden Böylesi erin dergahından gitse olmaz Gece kalkıp yürümeden,
durmadan ağlayanlar
Aşk ateşine yürek-bağrını dağlayanlar
Rüsva olup sırdan manâ anlayanlar
Halk içinde rüsva olup yürüse olmaz Allah zikrini deyip yürüyerek ağlayan Gözden yaşını akıtarak devam eden Sersem olup tanla beraber yürüyen Öyle erden ayrı olup yürüse olmaz Aşıklar her zaman devamlı,
Allah’ı arar Zahiri bırakıp batında arşı gözler
Taliplere ayet-hadis sözlerini söyler
Sır sözünü cahillere söylese olmaz Nereye gitse aşk pazarını orada kurdu Leyla-Mecnun bu dünyanın devrini sürdü Şeyh Mansur “Ene’l-Hakk” deyip kavga eyledi Vefa eyleyen erenlerden yansa olmaz Sırdan anlam duymayanlar yabancıdır
O aşıklar mekanı viranedir
Nereye gitse evdeşi sevgilidir
Geceleri kalkmayıp aşığım deyip yürüse olmaz Dalgıç olmadan mücevher için denize dalınmaz
Candan geçmeden,
dalmadıkça asla alınmaz
Bir damlaya kanaat etmeden o inci olmaz Kanaat etmeden şevk şarabını içse olmaz Kul Hoca Ahmed kabir içinde makam tutmayınca “Fenâfillah” makamından aşıp geçmeyince Pir-i kamilin damlasından yudum yutmadan “Li me Allah”makamına erse olmaz Hoca Ahmet Yesevi
Bu eser Aşk Davasını Güden Aşık Giryan Olur ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.