Bu dünyâya geldik ise esfelîne düştü gönül Bu dünyânın bin bir hali hallerine şaştı gönül Kundak içine sardılar ağzına emzik verdiler
Bakıp bakıp da sevdiler gözlerini açtı gönül El ayağın bağladılar bir dem geldi yürüttüler
Konuşmayı öğrettiler hoşluk ile güldü gönül Çocuk olup çok ağladı ana yüreğin dağladı Irmak olup hep çağladı ergenliğe düştü gönül Gece gündüz yorulmadı gençlik dedi durulmadı Kur’ân’ına sarılmadı bataklığa düştü gönül Hayır yoluna gitmedi zerrece iylik etmedi Hakk’ın emrini tutmadı nefs eline düştü gönül Kurban dedi bayram dedi çoluk çocuk oğlan dedi Bilmedi çok haram yedi halden hale düştü gönül Geldi kırkı elliye yaş kırıştı ten ağardı kaş Ölüm yakın aldı telaş bocalayıp şaştı gönül Ele tesbih almak gerek ölümü çok anmak gerek Tövbeyle yıkanmak gerek günâhlara düştü gönül Eyledi isen ömrü zây zayettiğin günlere vay Var kalan günlerini say teneşire düştü gönül Hiçbir hayır etmediysen gönül alıp gitmediysen
Taat zikir çekmediysen ateşlere düştü gönül Beslediysen hasedi kin ne îmân kaldı ne de din Cehennem çukurudur sin cehennemde pişti gönül Yunûsî’nin gönlü korktu amellerini hep tarttı Nefsi arkasına attı hizmetlere koştu gönül
Bu eser Bu Dünyaya Geldik İse ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.