Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok mu Sabahı
| Eser | Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok mu Sabahı |
| Söyleyen | Mehmet Kemiksiz |
| Kategori | İlahi |
| İstatistik | 3,140 Görüntülenme |
| Etiketler | #Mehmet Kemiksiz#ilahi#Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok mu Sabahı |
Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok mu Sabahı İlahi Hakkında
Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok mu Sabahı başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine,
varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak,
okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.
Eserin söyleyeni/sanatçısı Mehmet Kemiksiz olarak kayıtlıdır.
Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Arşiv Bilgisi
Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok mu Sabahı, İlahi arşivinde
eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.
Dinleme ve Söz
Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir
ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.
Keşif Önerisi
Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı
bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.
Yâ Râb,
bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi bîçârelerin,
yoksa felâhı! Nûr istiyoruz… Sen bize yangın veriyorsun! ‘Yandık! ‘diyoruz… Boğmaya kan gönderiyorsun! Esmezse eğer bir ezelî nefha,
yakında Yâ Rab,
o cehennemle bu tûfan arasında Toprak kesilip,
kum kesilip Âlem-i İslâm; Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm! Bîzâr edecek,
korkuyorum,
Cedd-i Hüseyn’i En sonra,
salîb ormanı görmek Harameyn’i Bin üç yüz otuz beş senedir,
arz-ı Hicaz’ın Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta? Sönsün de,
İlâhi,
şu yanan meş’al-i vahdet Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet? Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban? Enfâs-ı habisiyle beş on rûh-u leimin Solsun mu o parlak yüzü Kur’an-ı Hakim’in? İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet? Yâ Rab,
bu ne hüsrandır,
İlâhi,
bu ne zillet? Mazlûmu nedir ezmede,
ezdirmede mânâ? Zâlimleri adlin,
hani öldürmedi hâlâ Câni geziyor dipdiri… Can vermede mâsûm Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm? Lâ yüs’ele binlerce sual olsa da kurbân; İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân! Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık; Bir uykuya daldık ki cehennemde uyandık Mâdâm ki,
ey adl-i İlâhi yakacaktın… Yaksaydın a mel’unları… Tuttun bizi yaktın Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi Binlerce cevâmi’ yıkılıp hâke serildi Kalmışsa eğer bir iki mâbed,
o da mürted Göğsündeki haç,
küfrüne fetvâ-yı müeyyed! Dul kaldı kadınlar,
babasız kaldı çocuklar,
Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar! En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan! İslâm’ı elinden tutacak,
kaldıracak yok… Nâ-hak yere feryâd ediyor Âcize hak yok! Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi? Ağzım kurusun… Yok musun ey adl-i İlâhî!
BU GÜZEL İLAHİYİ SEVDİKLERİNİZLE PAYLAŞIN
Bunlar da İlginizi Çekebilir