Rûz-i rûze cem olur rindân Âyâsufiyye’de Halka-bend-i üns olur yârân Âyâsufiyye’de (Ramazan günü rind meşrepliler
Ayasofya’da toplanır.
Ayasofya’da dostlar,
samimiyetle toplanıp çepeçevre oturduklarında birbiriyle yakınlık kurarlar.) Olmadın dest-i du’â-cünbân Âyâsufiyye’de Müşkilât-ı halk olur âsân Âyâsufiyye’de (Ayasofya’da dua için kalkan (hareket eden) eller boşa dönmezken,
aksine Ayasofya’da halkın zor bildiği işler kolaylaşır.) İtmek içün fikr-i ekl ü şürbi hatırdan be-der Akd-ı cem’iyyet ider ihvân Âyâsufiyye’de (Dostlar,
yeme içme fikrini hatırdan
çıkarmak için,
Ayasofya’da toplanma konusunda sözleşirler.) Mevce-i a’mâl ider enfâs ile çerhe su’ûd Lücce-i tâ’at ider tufân Âyâsufiyye’de (Amellerin dalgası nefesler (dualar) ile çarkı çevirir (gökyüzüne çıkar).
Ayasofya’da,
ibadet denizi (adeta) tufana dönüşür.) Her ne denlü gayrı câmî’de ibâdet olsa da Olur efzûn yine sad-çendân Âyâsufiyye’de (Her ne kadar başka camilerde ibadet olsa da Ayasofya’da yapılanlar diğerlerinden yüzlerce kat daha fazladır.) Düşmen-i dîrîn-i nefs ile cihâd-ı ekbere Leşker-i tâ’at bulur meydân Âyâsufiyye’de (İnsanın kadim düşmanı olan nefis ile büyük savaş için,
ibadet askerleri Ayasofya’da meydanı bulurlar.) Andelibân-ı bihişti şerm ile hâmûş ider Her taraf âvâze-i Kur’ân Âyâsufiyye’de (Ayasofya’da her taraf Kur’ân sesi,
(bu ses) cennet bülbüllerini utandırarak susturur.) Ab-ı germ-i dîde vü sabun-ı istiğfâr ile Pâk olur pirâhen-i isyân Ayasufiyye’de (Ayasofya’da isyan gömleği,
gözyaşının sıcak suyu ve istiğfar sabunu ile yıkanır tertemiz olur.) Ferş-i berrâk-ı ruhâmın eyledükçe secde-gâh Sâf olur âyîne-i imân Âyâsufiyye’de (Mermerin berrak döşemesinde secde ettikçe,
Ayasofya’da imanın aynası saflaşır,
parlaklaşır.) Pîşgâhında nevâl-i rahmeti hâzır bulur Kim olursa sıdk ile mihmân Âyâsufiyye’de (Her kim doğruluk ve samimiyetle Ayasofya’da misafir bulunursa,
rahmetin ihsanını hemen önünde hazır bulur.) Sahn-ı sâfında metâ-ı bî-dirig-i magfiret Bûriyâ-yı Mısr ile yeksân Âyâsufiyyede (Ayasofya’nın saf zemininde merhametin,
bağışlamanın korkusuzca elde edilen metaı,
eşsiz Mısır hasırı ile aynı derecede kıymetli olur.) Zühd ü takvâ saf-be-saf tertîb idüb âlâyını Pîç-i nevbet gösterür unvân Âyâsufiyye’de (Zühd ve takvâ Ayasofya’da kendi alayını/askerlerini dizer.
Burada unvânla sıra alınmaz,
esas olan zühd ve takvâdır.) Şeb-be-şeb mânend-i kındîl-i fürûzân Nâbiyâ İnşirâh-ı dil bulur insân Âyâsufiyye’de (Ey Nâbî,
her gece parlak kandillerin ışığının etrafı aydınlatmasına benzer şekilde Ayasofya da insanların gönlünü ferahlar.)
Bu eser Ruzi Ruze Cem Olur ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.