Zulüm cana kasteden son noktadadır
Yasir Ailesi işkencenin içinde Sümeyye şehadete koşan şehitlerin öncüsü Ebu Cehil karşı kara sayfaya Firavun’un yanı başına yazılan isim Zulüm taşınmaz olunca yollara düşer Müminler
Peygamberin emriyle Habeşistan’a hicret Necaşi adil hükümdar Konutlarına merhamet sunar Ne ki durur mu müşrikler
Yola düşer kinle donatılmış elçiler sandık sandık hediyeler
Varır dururlar
Necaşi’nin huzuruna Müminleri bozgunculukla suçlayarak Başlar konuşma Necaşi müminleri de dinler
Dinleme onları dese de müşrikler
İki taraf dinlenmeli İki taraf korkusuzca ve açıkça konuşabilmek her yerde ve her zaman Kendine güvenenler korkmaz bundan
Telaşa düşenlerin korkudan titreyenlerin sarayları samandan
Konuştu Cafer bin Tayyar Biz kötü bir kavimdik Yetim malı yer yoksulu gözetmezdik faiz alıp verir her kötülüğü işlerdik Allah içimizden emin bir elçi gönderdi Onunla gelen çağrı tüm kötülükleri iyiliğe çevirdi O anneye babaya ve akrabaya iyiliği önerdi İşte bu adamlar işte bu gözleri açık körler
Hakikati kuşanıp gelen ışığı göremediler
Karanlık içinde çakılı kaldılar bu yüzden de bize yapmadık kötülük bırakmadılar
Biz de adil olduğunuza inandığımız için sağındaki ülkenize Meryem’den sordu Necaşi Okudu Kur’an’dan Cafer İrkildi hükümdar haykırdı Bu Hakk’tan gelendir ancak Kirli hediyeleri kara yüzleri Kursakta düğümlenen hayalleriyle döndüler müşrikler geriye
Bu eser Habeşistan'a Hicret ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.