Kabak Hikayesi

Eser Kabak Hikayesi
Söyleyen Aşık İmami
Kategori İlahi
İstatistik 3,446 Görüntülenme
Etiketler #Aşık İmami#ilahi#Kabak Hikayesi
Hastaları dinçeltir yaşlıları genceltir hele hele de benim gibi şişmanları inceltir Emmioğlu aklin varsa aman ha aman kabak ye kabak deyip de vazgeçme Kabak sinir sistemlerini yumuşaltır kalp dalak böbrek ciğer tansiyonlarını yerinde tutar Hele hele de kabakulaka bire bir tırnak erimelerini kemik erimelerini önler zekâyı geliştirir Aile münasebetlerini artırır hele hele de hele hele de evde kalmış kızların bahtını kısmetini acar Velhasıl vel kelam tepeden tırnağa mübarek bir Lokman mübarek bir hekim kabak Zamanı behrin birinde hoca efendinin bir tanesi bir köye ramazanlık imamı duracak Köylüyle anlaşması her gün bir evden yemek yiyecek birinci günü köyün muhtarı kelli felli galaklı kulaklı göbeği ileri ensesi geri koca bi herif hocaya der ki= Hoca bu gün sıran bizde der hoca bu tatlı haberi duyunca kalbinden şöyle geçirir= Herhâlde tatlı sütlü etli butlu bir şeyler var ki muhtar emmi beni davet ediyor Muhtarın evinin merdivenin dibine varınca Koca herif avradına bi seslenir gızzzzz avrat ağır misafirimiz var der halbuse hocanın geleceğini hiç de haber vermemiş Kadıncağız bir eliylen sofrayı serer bir eliynen dizlerine vurur amanin hocam gadasını aldım kurban olduğum hocam geleceğini de bilmiyordum muhtar emmin de hiç demedi bir hazırlık bir kayıt da görmedim şansından bugün vallaha kabak pişirmiştim der Hoca ev sahibi utanmasın diye oooo olsun da kabak olsun kabak evliyalar enbiyalar peygamberler yemeği ben bayılırım kabağa der halbuysa hiç de sevdiği yok Neyse hocam vurur kabağa lokmayı gece sahura kalkacaklar hoca derki her halde sahurda bir şeyler hazırladılar
Ne görsün hoca akşamdan kalma kabak gene gelir İkinci gün koyun azası hanımına derki kız der o muhtarın avradının yanına git de Bu hoca neyi seviyor neyi sevmiyorsa sırası bizde ona göre hazırlık kayıt gör der Azanın hanımı muhtarın hanımının yanına varır kız anam hoca bize gelecekmiş Neyi seviyor neyi sevmiyor adam diye sorunca Muhtarın avradı der ki giz anam valla o hoca mı neyse Kabaktan başka bir şey yemiyor başka yemeklerin hepsine perhizmiş der orda da kabak yer Uzatmayalım birinci günü ikinci günü üçüncü günü tam 28 gün 29 gün hocaya kabak Köylü hocaya derki hoca sesinde güzel imiş kökçe gimiş ya Bi ezan bi sela okuyon canım Allah rızası için bugün bi ilahi oku da dinliyek der Hocanın da ilahi milahi bildiği yok ya benim gibi yarim yamalak aşıklığı var Olur size bi ilahi okurum der hoca ilahi okuyacak diye koyun eniğinden cücüğüne Yedisinden yetmişine kadınından erkeğine caminin kenarına hep birikirler
REKLAM
REKLAM ALANI

Hocam üç kıtalık sela verdikten sonra alır bakalım ilahiye Yeni köye imam oldum yenice belamı buldum Kabak yemeye mi geldim olur mu ya Rasulallah Allah Allah Aksam kabak sabah kabak bana olan su işe bak Ne karın kaldı ne göbek otuz günde doksan tabak Yenir mi ya Resulallah Ve la havle vela kuvvete illa billah Kabak pişer tüte tüte hasret kaldım bala ete Kabak yeni köyden öte gider mi ya Resulallah Eşhedü en la ilahe illallah Yeni köyde yuttuk hapı Kabak gezer kapı kapı Kabaktan kaşığın sapı Döner mi ya Resulallah Allahümme salli ala seyyidina Muhammed Bir de cenaze olmuş hocaya ne ıskatından ne vasiyetinden hiçbir şey vermemişler
Hoca caminin havlusunda geziyor ya kafası bozulmuş tabuta bir iki tepik vurmuş ya Hacı emminin biri demiş kudurdun mu hoca niye tabutu tepikliyor deyince Kurudu kuruyasıca demiş hoca kalksın da bir iki kapı dolansın
Hocanın o aklına düşmüş ya cenazede olunca bir dörtlük de ona demiş Otuz günün arası ya söylemenin sırası yaaa Ölü yudum veresiye olur mu ya Resulallah Kurban olam pırasaya gelir mi ya Resulallah İlk akşamdan kabak devşir Anca yarına yetişir Kurban olam Fatma teyze Bayram günü kabak pişir Medet ya Resulallah Hocanın daha seslendiği yok neye biliyor musunuz hani Kabağı yiyen gelinin koynunda yatar derler ya Hoca da bekarmış herhalde bana bu köylü bir kız verici diye hiç seslendiği yok Ver ha kabak ver ha kabak O sene hoca o köye bi vela havle vela bi kabak ilahisi okur devriyesi sene bir sene sonra Başka bir köye gider Hocanın kabak yediği ortalığa yayılır meşhur olur duyulur o köylü der ki hoca hoca Çok da güzel sesin varmış İyi de okuyon ya gecen yıl şu yeni köye bir hoca durmuşumuş orda kabaktan başka bir şey yemiyormuş sen o olmayasın
Ih der hoca kabak mı dediniz der haşa haşa ne haddime benim kabak yemek Kabak evliyalar enbiyalar peygamberler yemeği Bana her gün kıçı yumurtalı bir tavuk da olsa yeter der alel acele pılısını pırtısını toplar cübbesini sarığını koltuğunun altına alır İki takla bir bakla yarısını seccadenin altına sakla eder O memleketi terk eder geder gadasını aldığım hoca İşte böyle bir kabak hikâyesi sona erer.
Bu eser Kabak Hikayesi ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 12 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)