Gül Kokulu Sevgili

Eser Gül Kokulu Sevgili
Söyleyen Zekeriya Maral
Kategori İlahi
İstatistik 2,229 Görüntülenme
Etiketler #Zekeriya Maral#ilahi#Gül Kokulu Sevgili
Enes bin Malik(R.A.)şöyle der= Resulullah(S.A.V.) Efendimiz Medine sokaklarının birinden geçtiğinde O’nun misk gibi kokusu hemen sezildiğinden,
halk o yoldan
Hazreti Peygamberin geçtiğini söylerlerdi.
Bizler,
Peygamber Efendimiz (sav)’in gelişini,
kokusunun güzelliğinden anlardık.” Muaz b.
Hişam (ra),
babasından,
Katade,
Hz.
Enes’den şöyle rivayet etmiştir “Resulullah (sav) güzel kokusu ile tanınırdı.
Resulullah (sav) güzel idi.
Kokusu da hoş idi.
Bununla beraber kokuyu severdi.” “Cismi nazif (temiz),
kokusu latif (hoş) idi.
Koku sürünsün sürünmesin,
teni en güzel kokulardan ala kokardı.
Bir kimse onunla musafaha etse,
bütün gün onun rayiha-i tayyibesini (temiz kokusunu) duyardı ve mübarek eliyle bir çocuğun başını meshetse,
rahiya-i tayyibesiyle o çocuk,
sair çocuklar arasında malum (bilinirdi) olur idi.
Yine Enes (ra)’den Mana aleminin sultanları o güzeller güzelinin eşsiz asude kokusunu buram buram hissettiklerinden çiçeklerin sultanı olan güldeki latif kokuyu âlemlerin sultanının kokusuna benzetmişler ve gül de kokusunu ondan aldı demişler.
Tasavvufta gül ilahi güzelliği ifade ettiği gibi Allahın Habibi Hz.
Muhammed(S.A.V.)’i temsil eder.
Ona gül kokulu Peygamber denilmiştir.
Gül koklamak sevaptır sözü ve gül koklandığında veya gül suyu ikram edildiğinde salâtu selam getirilmesi Müslümanların bu konuda köklü bir geleneğe sahip olduklarını gösterir.
Hak âşığı Yunus Emre= Çiçek eydür ey derviş gül Muhammed teridir derken; Seyyid Osman Hulusi Efendi de divanında= ‘Sen ki gülden bû’yunu aldın meğer Peygamberin Mazharı oldu anın bu devlet-i uzmâ neden.’ Beytiyle bülbüle hitap ederken gülün kokusunu Peygamberimizin teninden aldığını onun için bülbülün güle âşık olduğunu anlatır Alvarlı Efe Hz.
nin Hulasatül Hakaik adlı eserinde Efendimizi güle benzetişini çokça görebiliriz.
O Allah dostu kadim aşkını güllerle şöyle dile getirir= Gül yüzlü güzel bülbül-i canım sana kurbanım Gönlüm gözüne görüneli sen meh-i tâbân Oldum sana hayrân Gül kâkülünün bûyı güzel müşg-i Tatar’dan Zâtındaki bârdan Güller dökülür gülmelerinden gül-i handân Ey zevk-i gülistân Gül-i rana ve gül-i ruhsar olan Peygamber Efendimiz(S.A.V.) ebedi âleme göç ettiği zaman ashab-ı kiram onun için şöyle dediler= Hayatın ölümün hissi ve mana ile tahir ve pak oldun ya Rasulallah.
Aşkın mihrabı olan o gülün mübarek kokusu toprağa sirayet etmiş ve bugün Mescid-i Nebeviye insanları bir mıknatıs gibi çekip götüren tarifi imkânsız mana yoğunluğu yaşatan bir koku husule gelmiştir.
İşte Medine-i Münevver’den tüm kâinata yansıyan hoş koku Efendimiz(S.A.V.)’in mübarek vücuduyla şereflenen toprağının bağrındaki kutlu Nebinin yüceliğinin rayihasının dışa vuruşudur.
Şimdi gül mevsimidir.
Gül vermek gülüvermek zamanıdır belki ama gönüllerimizde onun gül-i rayihasını koklamanın her zaman zamanıdır.
Bu eser Gül Kokulu Sevgili ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 11 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)