Her gün Aşura,
her yer Kerbela Her yerde kan ve ölüm Her yerde zulüm,
mazlumlar
Mahzun biçare kalmışlar
Vahşet sağanağında Yavrusunu basmış bağrına Bir annenin feryadı yırtıyor gökleri feryadı Sarsıyor gökdelenleri Kudüs’te güneşin tutulduğu bir günde Ağıtlar beddualar karışıyor mavzerlerin çığlığına Kudüs sokaklarında şehadete ayarlı bir saatli bomba olsam Ve savursam Yahudi köpekleri sağırsam Ve bu umutla kavrulsam kızgın çöller gibi Tüm dünya mustazafları için Mazlumlar hatırına yalnızca Onun adına Onun adıyla hakkı Huda aşkına kutlu Nebi aşkına Sabaha kadar ağlasam Islansa yanaklarım Düşsem şehid kanıyla sulanan topraklara Ortadoğu’da,
Güneydoğu’da Kardaşlarım ateş hattında Zulmün sıcağında kavrulan,
ihanetlerle savrulan Her şeye rağmen heybetli Dağlarcasına dimdik ayakta İnadına direnen,
Gözünü kırpmadan zulmün üstüne yürüyen Dosdoğrularla doğrulan Kıyasıya kıyımlara Ölesiye kıyamlarla karşılık veren Esaret ve zillet altında Yaşamaktansa Şerefli bir ölümü tercih eden kardaşlarım Şerefli bir ölümü tercih eden kardaşlarım Güneydoğuda kan gölleri Açmaz olmuş gülleri İki dağ arasında sıkışmış kalmış Masumların biçare yürekleri Kapanmış yollar,
Yakılmış evleriyle İşkenceler katliamlar ve soykırımdan arta kalan Perişan bir coğrafya Yetmiş yıldır bu topraklarda katledilen masumlar
Bir kalemde geçilir Silahlarla kusulan kanlar
Bir haberle geçiştirilir Gel gör ki yürekler yüreklerimiz işgal altında Koskoca bir tarih ayaklar altında Paramparça bir coğrafya Ve üstünde bilinçsiz yığınlar
Seyirci konumunda Yalan Yanlış söylemlerle insanları aldatan
Fikir yerine zehir üreten Mazlumlara karşı köpüren Gözleri zulme açık,
mazluma kapalı Diğerleri üç beş soysuzun tasasında Gizli insan bozması sözde aydınlar
Hoşgörü,
kardeşlik masalları Yığınları aldatan
Hâmânlar Zalimlerle uzlaşıp Tavizlerle yozlaşanlar
Ebu cehil gibi yaşayip,
Yezitlere dudak uçurtanlar
Bir de utanmadan arlanmadan
Fütursuzca cennet hesabı yapanlar
Yapmanız gerekirken yapmadıklarınıza ,
Söylemeniz gerekirken söylemediklerinize Ve şu taptıklarınıza bir bakın ve utanın Hak uğruna gözü yaşlı analar,
öksüzler yetimler bırakıp ardında Şehadeti canından,
malından alanlar
Sonuna kadar savaşanlar
İhsanda,
iyilikte doğrulukta yarışanlar,
Gelecek nesillere kanları ile suladıkları Topraklar bırakanlar
Allaha teslim olanlar
Hak uğruna eğilen başlar
Huda uğruna kesilen başlar duruken Lehvi mahfuzda adları alim,
adları şehit ,adları muvahhid,
Adları cundullah ile yazılanlar
Darağaçlarını,
kahpe sehpaları,
meydanları kanları ile dolduranlar dururken cennet sizin neyinize ulan neyinize ya eksiz ilavesiz uzsuz uzlaşmasız tavizsiz şeksiz şüphesiz doğrularla doğrulur sıratı müstakim üzere doğrulursunuz karanlık geçmişinizi eşikte bırakır üstüne arınmış bir ruhla sağlam bir tövbeyle gelirsiniz bu yola yada bu sevdadan vazgeçersiniz arkadaş Ne bu çabalarınız ne bu ektiğiniz nifak tohumları Ne bu çifte standartlarınız Nede bu fani yasalarınız … Bu yolu yamultmaya gücünüz yetmez arkadaş Doğru yolda eğri ,
Eğri yolda doğru yürünmez
Alınacak bir emaneti güzelce geri vermek dururken asıl sahibine Mal makam rütbe hasılı post yoluna kurban etmeyin kendinizi Bunca vahşet ihanet ve ölümlerden sonra geriye Bir şehide mersiye bir gerillanın ağıtı kaldı Çatlayan şu dudaklarımda Bitmeyen tükenmeyen bir sevda ki ağardı bu saçlarımda Adını kanımla yazdım katil duvarlara Ölmeyen öldürmeyen bir kavga ki bu öfkesiyle çatık kaşlarında Boy boy delikanlılar saf tutmuşlar
şehadet yarışında Eğmemişler boyun dikilmişler soysuzun karşısına Bir umut bir umut hüseyni aşk mektebinin kapısında Bir mahkum dünya ve karşısında sembolleşen Kerbela Ve biz Kerbela’yı seçtik Susuz kalma pahasına Susuz kalma pahasına Susuz kalma pahasına
Bu eser Kerbela'lar ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.