Uzun uzun uzar yollar,
uzadıkça bihaber kalırım ses kesilir,
seda kesilir uzakta bir nazlı yâr.
Teni cennet,
kokusu cennet,
estikçe gül kesilir nergis kesilir.
Aşılmaz mı bu yolar çok çok uzakta Yâre hiç varılmaz mı? Mesafeler gözünde ansızın büyür,
dumanlı dağ kesilir kızgın çöl kesilir “Yâr” dedikçe içime işler,
“Yâr” dedikçe içime işler
İnceden inceye dokunan bir eda kesilir,
bir naz kesilir Adın bir harf yazdıkça içimde kanadıkça bir nar kesilir Bir sevda ki bendeki,
söz dinlemez,
yüreğim aşıma Mecnun kesilir Kendi çölünde bir Kerem kesilir ki kendi dağında bir Ferhat Kendi kuyusunda bir Yusuf kesilir Bir sevda ki kör eder uğruna gözünü kırpmadan
İsmail kesilir koçlar kesilir Yıkar bütün putları bir amansız İbrahim kesilir.
Bir sevda ki akıl almaz,
düşündükçe içim yanar.
Ateş kesilir,
kor kesilir,
kül kesilir.
Ey uzaktaki sevdamız,
bazen uğrarsın anlarım; Yağmur olursun,
bahar olursun.
Ağlarım.
Karanlık gecelerime nurun ala nur yıldız olursun,
kamer olursun biçare kalırım,
ağlarım.
Lokman olup derdime deva olursun,
çare olursun,
korkularımda annem olursun.
Seni anlat deseler tarifini yapamam.
Yeminli dilim,
gezerim bir garip halde.
Bu eser Uzaktaki Sevdamız ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.