Teğabün Suresi başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine,
varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak,
okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.
Eserin söyleyeni/sanatçısı Abdulhadi Kanakeri olarak kayıtlıdır.
Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Arşiv Bilgisi
Teğabün Suresi, İlahi arşivinde
eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.
Dinleme ve Söz
Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir
ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.
Keşif Önerisi
Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı
bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.
64-TEĞABÜN SURESİ Bismillahirrahmanirrahim 1. Yusebbihu lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl’ardı lehulmulku ve lehulhamdu ve huve ‘ala kulli şey’in kadiyrun. 2. Huvelleziy halekakum feminkum kafirun ve minku mu’minun vallahu bima ta’melune basıyrun. 3. Halekassemavati vel’arda bilhakkı ve savverekum feahsene suverekum ve ileyhilmasıyru. 4. Ya’lemu ma fiyssemavati vel’ardı ve ya’lemu ma tusirrune ve ma tu’linune vallahu ‘aliymun bizatissuduri. 5. Elem ye’tikum nebeulleziyne keferu min kablu fezaku vebale emrihim ve lehum ‘azabun eliymun. 6. Zalike biennehu kanet te’tiyhim rusuluhum bilbeyyinati fekalu ebeşerun yehdunena fekeferu ve tevellev vestağnallahu vallahu ğanıyyun hamiydun. 7. Ze’amelleziyne keferu en len yub’asu kul bela ve rabbiy letub’asunne summe letunebbeunne bima ‘amiltum ve zalike ‘alellahi yesiyrun. 8. Feaminu billahi ve resulihi vennurilleziy enzelna vallahu bima ta’melune habiyrun. 9. Yevme yecme’ukum liyevmicem’ı zalike yevmutteğabuni ve men yu’min billahi ve ya’mel salihan yukeffir ‘anhu seyyiatihi ve yudhılhu cennatin tecriy min tahtihel’enharu halidiyne fiyha ebeden zalikelfevzul’azıymu. 10. Velleziyne keferu ve kezzebu biayatina ulaike ashabunnari halidiyne fiyha ve bi’selmasıyru. 11. Ma esabe min musıybetin illa biiznillahi ve men yu’min billahi yehdi kalbehu vallahu bikulli şey’in ‘aliymun. 12. Ve etıy’ullahe ve etıy’urresule fein tevelleytum feinnema ‘ala resulinelbelağulmubiynu. 13. Allahu la ilahe illa huve ve ‘alellahi felyetevekkelilmu’minune. 15. Ennema emvalukum ve evladukum fitnetun vallahu ‘ındehu ecrun ‘azıymun. 16. Fettekullahe mesteta’tum vesme’u ve etiy’u ve enfiku hayren lienfusikum ve men yuka şuhha nefsihi feulaike humulmufluhune. 17. İn tukridullahe kardan hasenen yuda’ıfhu lekum ve yağfir lekum vallahu şekurin haliymun. 18. ‘Alimulğaybi veşşehadetil’aziyzulhakiymu. MEALİ 64 – TEGÂBÜN SÛRESİ Medine’de inmiş olup 18 âyettir. Adını 9. âyette geçen yevmu’t-tegabün’den almıştır. Teğabün günü, kusur işleyen insanın günahlarının farkına varıp dünyada iken aldandığını kabul ettiği gündür. Böylece teğabün, büyük duruşmanın olduğu kıyametin isimlerinden biridir. Sûre Medine’de gelmekle birlikte Mekkî sûrelerin galip vasfı olan Allah’a iman, ihlas, zühd, kanaat ve âhiret mutluluğu için çalışma konularını ele alır. Kâinatın sahipsiz olmadığını, her şey gibi insanın da yaratılışının gayesi olduğunu, dolayısıyla insanın iradesini iyi kullanması gerektiğini bildirir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1 – Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih ve tenzih eder. Hâkimiyet O’nundur. Bütün hamdler ve övgüler O’na mahsustur. O her şeye kadirdir. 2 – Sizin hepinizi yaratan O’dur. Öyle iken artık kiminiz kâfirdir, kiminiz mü’min. Allah yaptığınız her şeyi görür. 3 – Allah, gökleri ve yeri gerçek bir maksatla, hikmetle yarattı. Sizi tasvir edip yarattı, hem de size güzel güzel sûretler verdi. Dönüşünüz de O’na olacaktır.[82,6-8; 40,64] 4 – Göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Gizlediğiniz ve açıkladığınız her şeyi de bilir. O sinelerin özünü, gönüllerin ta künhünü de bilir. 5 – Daha önceki inkârcıların başlarına gelen olaylardan haberiniz olmadı mı? Onlar yaptıkları işlerin cezasını dünyada çektiler, âhirette de onlara gayet acı bir azap vardır. 6 – Böyle oldu… Çünkü peygamberleri onlara açık açık delillerle geldiler. Fakat bunlar “Bizim gibi bir beşer mi bize yol gösterecekmiş!” dediler. Onların nübüvvetlerini inkâr edip, sırt çevirdiler, Allah da müstağnî olduğunu açıkladı. Gerçekten Allah ganîdir, hamîddir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, bütün övgüler O’na aittir). 7 – Kâfirler öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki “Hayır! Rabbim hakkı için, elbette diriltileceksiniz, yaptıklarınız size tek tek bildirilecek ve karşılığı verilecektir. Bu, Allah’a göre pek kolaydır.” 8 – O halde Allah’a, Resulüne ve ona indirdiğimiz nûra, Kur’ân’a iman edin. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır. 9 – Gün gelir, Allah hepinizi en büyük toplantı günü olan mahşerde bir araya getirir. İşte o gün aldanma günüdür. Kim Allah’a iman eder, makbul ve güzel işler yaparsa, Allah onun fenalıklarını, günahlarını siler ve içinden ırmaklar akan cennetlere, hem de devamlı kalmak üzere yerleştirir. İşte en büyük başarı, en büyük mutluluk budur. Allah’a iman etmek, sadece O’nun varlığına inanmaktan ibaret olmayıp O’nun kitabı ve elçisi vasıtasıyla bildirdiği kemal sıfatlarına inanmakla kâmil olur. Keza güzel işlerin de ölçüsü, Allah’ın nezdinde güzel sayılmasıdır. 10 – Dini inkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise, onlar da, devamlı olmak üzere cehennemliktirler. Gidilecek ne fena yerdir orası! 11 – Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musîbet başa gelmez. Kim Allah’ı tasdik ederse, Allah onun kalbini hakka ve doğruya açar. Allah her şeyi hakkıyla bilir. [57,22] 12 – Allah’a itaat edin, Resulüne itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki Elçimizin görevi sadece açık bir tebliğden ibarettir. 13 – Allah’tır gerçek ilah. O’ndan başka yoktur ilah. Müminler yalnız Allah’a dayanıp güvenmelidirler. 14 – Ey iman edenler! Eşlerinizden ve evlatlarınızdan size düşman olanlar da çıkabilir. Böyle olanlara karşı dikkatli olun. Bununla beraber müsamaha eder, kusurlarına bakmaz, onları affederseniz bu da sizin için bir fazilettir. Çünkü Allah da gafûrdur, rahîmdir (affı ve ihsanı boldur. Siz kusurları bağışlarsanız O da size öyle muamele eder). [63,9; 8,28] Erkek veya kadın bir müminin, ailesini, eş veya çocuklarını sevmesi, bazan dininin gereklerine aykırı davranmaya götürebilir. Ölçü, Allah Teâlanın ölçüsü ile ölçmektir. Allah’ın merhamet ve şefkatinden daha ileri bir şefkat genellikle tersine bir sonuç doğurur. Şu halde müminlere gereken, bizleri yaratan Rabb Teâlanın helâl ve haram ölçülerini gözetmektir. 15 – Mallarınız, evlatlarınız, sizin için sadece bir imtihandır. Asıl büyük mükâfat ve mutluluk ise Allah nezdindedir. [8,28; 3,14] 16 – Onun için gücünüz yettiğince Allah’a karşı gelmekten, haramlara girmekten sakının, hakkı dinleyip, itaat edin ve kendi iyiliğinize olarak hayır yolunda mal harcayın. Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl felaha erenler işte onlardır. [59,9] Bu konuda Kur’ân’da üç âyet vardır 1.Bir âyette “Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekirse öyle sakının [3,102] buyurulur. 2.Bir başka âyette de “Allah hiç kimseye takatini aşan yük yüklemez” buyurulur [2,286]. Birinci âyetin mümin için ulaşmayı ideal edineceği bir ölçü verdiği anlaşılır. İkinci âyette, ilke olarak, herkesin gücü nisbetinde sorumlu olacağı bildirilir. 3.Üçüncü âyette yani bu âyette ise, her mümine uygulamada, elinden geldiği nisbette Allah’ın emirlerine uyup günahlarından sakınması emredilmektedir. 17 – Eğer Allah’a ödünç verirseniz O sizin için, onun kârını kat kat artırarak verir, hem de sizin günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah şekûr’dur, halîmdir (küçük iyiliklerden ötürü bile büyük mükâfat verir, müsamahakârdır, cezalandırmada acele etmez). 18 – Görünmeyen ve görünen her şeyi bilir. O azîzdir, hakîmdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir.)
Teğabün Suresi İlahisi Hakkında
Teğabün Suresi, Abdulhadi Kanakeri tarafından seslendirilen ve
ilahi-sozleri kategorisinde yer alan önemli bir manevi eserdir.
Bu ilahi, İslam kültüründe yüzyıllardır söylenen ve günümüzde de büyük ilgi gören
ilahi geleneğinin güzel örneklerinden biridir. Eser, sözleri ve melodisiyle
dinleyicilere manevi bir yolculuk sunar.
Sözlerin Anlamı ve Mesajı
İlahinin sözleri, manevi duyguları ve ilahi aşkı ifade eden derin anlamlar taşır.
Teğabün Suresi ilahisi, dinleyicilerini Allah'a yakınlaştırmayı
ve manevi değerleri güçlendirmeyi amaçlar. Eserde işlenen temalar arasında
ilahi aşk, peygamber sevgisi, dünya hayatının geçiciliği ve ahiret bilinci
gibi konular öne çıkar.
Abdulhadi Kanakeri Yorumuyla
Abdulhadi Kanakeri, kendine özgü yorumu ve içten sesiyle bu ilahiyi icra etmiştir.
Sanatçının sade ve duygusal üslubu, ilahinin manevi etkisini artırır.
Abdulhadi Kanakeri'nın repertuvarında yer alan bu eser, dinleyiciler tarafından
sıklıkla tercih edilen ve paylaşılan bir ilahi olmuştur.
Ne Zaman Dinlenir?
Bu ilahi, özellikle şu zamanlarda dinlenmesi tavsiye edilir:
Sabah namazı sonrası güne manevi başlangıç için
Akşam dinlenme saatlerinde huzur bulmak için
Ramazan ayı ve kandil gecelerinde
Yolculuk sırasında manevi atmosfer için
Zor zamanlarda manevi destek için
İlahi Dinlemenin Faydaları
Manevi müzik dinlemek, bilimsel araştırmalarla da kanıtlandığı üzere insan ruhu
üzerinde olumlu etkiler bırakır. İlahi dinlemek; stres seviyesini düşürür,
kalp ritmini düzenler, ruhsal dinginlik sağlar ve kişinin kendisiyle barışık
olmasına yardımcı olur. Bu tür manevi eserler, günlük hayatın stresinden
uzaklaşmak ve iç huzuru bulmak için etkili bir araçtır.
Benzer İlahiler
Bu ilahiyi beğendiyseniz, sitemizdeki benzer manevi eserleri de keşfedebilirsiniz.
Sanatçı dizininde Abdulhadi Kanakeri'nın diğer eserlerini,
kategori bölümünde ise aynı türdeki diğer ilahileri bulabilirsiniz.
Telif ve Kaynak Bilgisi
Bu sayfada yer alan ilahi kaydı, ilgili hak sahibinin izniyle veya kamuya mal
olmuş kaynaklardan elde edilmiştir. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz
içerikler için lütfen iletişim sayfamızdan bize
ulaşın; en kısa sürede gerekli işlem yapılacaktır.