İbadet
| Eser | İbadet |
| Söyleyen | Cengiz Numanoğlu |
| Kategori | İlahi |
| İstatistik | 4,623 Görüntülenme |
| Etiketler | #Cengiz Numanoğlu#ilahi#İbadet |
İbadet İlahi Hakkında
İbadet başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine,
varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak,
okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.
Eserin söyleyeni/sanatçısı Cengiz Numanoğlu olarak kayıtlıdır.
Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Arşiv Bilgisi
İbadet, İlahi arşivinde
eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.
Dinleme ve Söz
Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir
ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.
Keşif Önerisi
Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı
bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.
Küçük bir tebessüm,
içten bir selâm,
Dosta hatır soran,
bir iki kelâm,
Kısaca diyor ki,
insana İslâm; İhlâsla yaptığın,
herşey ibâdet…
Doğuştan var olan,
îman özüyle,
İlimler kaynağı,
Kur’ân sözüyle,
Maddeye hükmeden,
gönül gözüyle; Herşeyde bir mânâ,
görmek ibâdet…
Kalbin,
‘istem dışı’ vuruşlarını,
Göklerin,
direksiz duruşlarını,
Maddenin verdiği,
ipuçlarını; Akıl tığlarıyla,
örmek ibâdet…
Bahar tenindeki,
binbir kokudan,
Binbir kanattaki,
renkli dokudan,
Balıktaki pul pul,
gümüş takıdan; Onu ‘Vâreden’ e,
varmak ibâdet…
Gönül buzlarını,
sevgiyle delmek,
Melekle insanın,
farkını bilmek,
Kulda kusur varsa,
affedip silmek,
Kırılmış bir kalbe,
girmek ibâdet…
Ölümün açtığı,
derin yarayı,
Kapatmaz..
Versen de,
köşkü sarayı.
Bir evlâd kaybeden,
bahtı karayı,
Dilin merhemiyle,
sarmak ibâdet…
Bakıp da kişinin amellerine,
Dünyayı terkedip,
giden birine; Cennet cehenneme hüküm yerine,
Kulluk sınırında,
durmak ibâdet…
Bir ‘fiskos’ modası,
almış yürürken,
Gıybet,
günden güne,
rağbet görürken,
Şeytânî dürtüler,
nefsi bürürken,
Diline bir kilit,
vurmak ibâdet…
“Neme lâzım” sözü,
korkuya perde,
Hiçbir zaman devâ,
olmadı derde.
Zorbanın,
hükümdâr olduğu yerde; Mazlum hesabını,
sormak ibâdet…
Bir rüyâ tokluğu,
dünyalık sefâ,
Gör ki; ne cânânda,
ne canda vefâ.
O Dost pınarından,
günde beş defa; Secde şerbetini,
içmek ibâdet…
İftar saatinde,
paslı dillerle; Sağnak dualardan,
kopan sellerle; Yedi kat semâyı,
delen ellerle; Nîmet sofrasını,
açmak ibâdet…
Şeytan der ki zinâ,
içki ve kumar,
Beşere vurduğum,
en büyük şamar,
Vah ki; o şamardan kimler ne umar..
Dost ile düşmanı,
seçmek ibâdet…
Sanma ki; mezarlık,
tenhâ,
korkulu,
Duâlar bekleyen,
ruhlarla dolu.
Kim ki; kabristana,
düşerse yolu; Bir fatihâ ile,
geçmek ibâdet…
Hakk aşkıyla doruklara çıkıp da; Beytullah’a,
kalp gözüyle bakıp da; Gönül tüllerinden,
kanat takıp da; O çorak çöllere,
uçmak ibâdet…
Servet,
şöhret,
makâm,
nişan ve ünvân; Hepsi,
bu dünyada birer imtihan.
Tut ki; alkışlarla,
dolsa da cihân,
Gurur ve kibirden,
kaçmak ibâdet…
Firdevs’e adaydır,
gelen her beden,
O’na ancak varır,
Kur’ân’la giden.
Bize fırsat için,
ömür lûtfeden; Lâtif Sevgili’ye,
azdır ibâdet…
En zorlu düşmana,
savaşlarıyla,
Mekke’de atılan,
çöl taşlarıyla,
Dökülen,
pişmanlık göz yaşlarıyla; Sel sel Arş’a taşan,
hazdır ibâdet..
Allah aşkı ile,
dolanlar için; O yüce makâm’ı bulanlar için; Namazı,
mîraç’la,
kılanlar için; Âşıktan Mâşûk’a,
nazdır ibâdet…
Vehim sislerini,
alıp götüren,
Vâroluş sırrını,
çözüp bitiren,
Ruh ile maddeye,
‘bir’lik getiren,
Mânâ hamurunda,
özdür ibâdet…
Hani,
kâinatın sınırı nerde? Göz nereye baksa,
bir kara perde.
Fizik ilimlerin,
sustuğu yerde; Karanlığı delen,
gözdür ibâdet…
Biliyorsa eğer,
göz bakmasını; Bir ziyafet görür,
çorba tasını.
Dünya sofrasının,
her lokmasını,
Nîmet bilinciyle,
tatmak ibâdet…
Her gece,
uykuya dalmadan önce; Hesaba dalıp da,
inceden ince; Rabb’in huzurunda,
durup kalbince,
Şehâdet getirip,
yatmak ibâdet…
O,
sabâ makâmı,
tiz perdelerden,
Çağlayıp inerken,
minârelerden,
Yağarken sabahın nûru seherden; Yorganı fırlatıp,
atmak ibâdet…
Bir görünmez kazâ,
olsa da neden,
Hasta yatağında,
kıvransa beden,
Mevlâ’dan gelene,
isyân etmeden,
Sancılara sabır,
katmak ibâdet… Ahlâkın güzeli,
Rabb’in nîmeti; Kusur gizleyene,
açar Cenneti.
Taa mezara kadar,
dost emâneti; Sırları kusmadan,
yutmak ibâdet…
Şu insan bedeni,
gör ki; mû’cize,
Her hücresi Hakk’tan emânet bize,
Damla karışmadan,
henüz denize; Nefes kıymetini,
bilmek ibâdet…
Elinde neşterle,
hasta başında; Belinde silahla,
sınır taşında; Yol kesen eşkiyâ,
kâtil peşinde; Görev inancıyla,
dolmak ibâdet…
İnsanı hor görüp,
küçümsemeden,
Peşin yargılarla; “câhil” demeden,
Cübbesiz olsa da,
her kim söz eden; İlim payı varsa,
almak ibâdet…
Herşeyde bir sebep,
vardır elbette; Bütün düğümlere,
çözüm niyette.
Yaşanan her hayır ve musibette; İlâhî bir mesaj bulmak ibâdet…
Bilim; temellere,
hızla inerken,
Kubbede güneşler,
yanıp sönerken; Mikrodan makroya,
bu çark dönerken; Durup,
düşünceye dalmak ibâdet…
Bu ölüm telâşı,
bu korku neden? Ayrılacak bir gün,
can ile beden.
Gerçeği görüp de; henüz ölmeden; Ölümle,
arkadaş olmak ibâdet…
Kimi görmez,
önündeki aşını,
Dolu görür,
başkasının boşunu,
Bırakıp da,
kıskançlığın peşini,
Hasedi,
şükürle yıkmak ibâdet…
Sevgi; sabunudur,
gönül kirinin.
Rahmet bedeli var,
her özverinin.
Hele bu dünyadan,
giden birinin; Varsa,
kul borcunu,
silmek ibâdet…
Geçim çarkı,
helâl suyla dönerken,
Yollara düşüp de,
her sabah erken,
Allah’ın adıyla,
işe giderken; Atılan her adım,
ayrı ibâdet…
İbadet İlahisi Hakkında
İbadet, Cengiz Numanoğlu tarafından seslendirilen ve
ilahi-sozleri kategorisinde yer alan önemli bir manevi eserdir.
Bu ilahi, İslam kültüründe yüzyıllardır söylenen ve günümüzde de büyük ilgi gören
ilahi geleneğinin güzel örneklerinden biridir. Eser, sözleri ve melodisiyle
dinleyicilere manevi bir yolculuk sunar.
Sözlerin Anlamı ve Mesajı
İlahinin sözleri, manevi duyguları ve ilahi aşkı ifade eden derin anlamlar taşır.
İbadet ilahisi, dinleyicilerini Allah'a yakınlaştırmayı
ve manevi değerleri güçlendirmeyi amaçlar. Eserde işlenen temalar arasında
ilahi aşk, peygamber sevgisi, dünya hayatının geçiciliği ve ahiret bilinci
gibi konular öne çıkar.
Cengiz Numanoğlu Yorumuyla
Cengiz Numanoğlu, kendine özgü yorumu ve içten sesiyle bu ilahiyi icra etmiştir.
Sanatçının sade ve duygusal üslubu, ilahinin manevi etkisini artırır.
Cengiz Numanoğlu'nın repertuvarında yer alan bu eser, dinleyiciler tarafından
sıklıkla tercih edilen ve paylaşılan bir ilahi olmuştur.
Ne Zaman Dinlenir?
Bu ilahi, özellikle şu zamanlarda dinlenmesi tavsiye edilir:
- Sabah namazı sonrası güne manevi başlangıç için
- Akşam dinlenme saatlerinde huzur bulmak için
- Ramazan ayı ve kandil gecelerinde
- Yolculuk sırasında manevi atmosfer için
- Zor zamanlarda manevi destek için
İlahi Dinlemenin Faydaları
Manevi müzik dinlemek, bilimsel araştırmalarla da kanıtlandığı üzere insan ruhu
üzerinde olumlu etkiler bırakır. İlahi dinlemek; stres seviyesini düşürür,
kalp ritmini düzenler, ruhsal dinginlik sağlar ve kişinin kendisiyle barışık
olmasına yardımcı olur. Bu tür manevi eserler, günlük hayatın stresinden
uzaklaşmak ve iç huzuru bulmak için etkili bir araçtır.
Benzer İlahiler
Bu ilahiyi beğendiyseniz, sitemizdeki benzer manevi eserleri de keşfedebilirsiniz.
Sanatçı dizininde Cengiz Numanoğlu'nın diğer eserlerini,
kategori bölümünde ise aynı türdeki diğer ilahileri bulabilirsiniz.
Telif ve Kaynak Bilgisi
Bu sayfada yer alan ilahi kaydı, ilgili hak sahibinin izniyle veya kamuya mal
olmuş kaynaklardan elde edilmiştir. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz
içerikler için lütfen iletişim sayfamızdan bize
ulaşın; en kısa sürede gerekli işlem yapılacaktır.
BU GÜZEL İLAHİYİ SEVDİKLERİNİZLE PAYLAŞIN
Bunlar da İlginizi Çekebilir